Eğitim uzmanı Nayki: Sınav stresi kontrol edilemezse potansiyeli engeller
Eğitim uzmanı Levent Nayki, sınav sonrası dönemde öğrencilerin zihinsel rahatlamasının, ailelerin destek odaklı yaklaşmasının ve sınavın hayatın tek gerçeği olmadığının altını çizdi.
İSTANBUL (İGFA) - Eğitim uzmanı Levent Nayki, sınav dönemine giren öğrenciler ve aileler için stres yönetimi ve hazırlık süreciyle ilgili önemli uyarılarda bulundu. Nayki, kontrol edilemeyen stresin dikkat dağınıklığına ve özgüven düşüşüne yol açabileceğini vurgularken, son hafta yoğun çalışmanın ters etki edebileceğini belirtti.
"Kaygı tamamen kötü bir duygu değildir. Belirli düzeydeki heyecan öğrenciyi motive eder. Ancak kontrol edilemeyen stres; dikkat dağınıklığına, odak kaybına ve özgüven düşüşüne neden olur. Öğrencinin önce zihinsel olarak rahatlaması gerekir"
Son hafta yeni bilgi değil, tekrar odaklı olmalı
Uzman, sınava az kalan sürede "eksik yetiştirme paniği"nin başarıyı düşürdüğünü kaydetti. Öğrencilerin kendilerini tüketmemesi, mevcut bilgiyi sağlıklı korumaya odaklanması gerektiğini aktardı. Düzenli uyku, doğru beslenme, kısa tekrarlar ve zihni sakin tutacak aktivitelerin performansı doğrudan etkilediğini ifade eden Nayki, bu sürecin stratejik yönetiminin önemine dikkat çekti.
"Bu süreçte önemli olan yeni bilgi yüklemek değil, mevcut bilgiyi sağlıklı şekilde koruyabilmektir. Düzenli uyku, doğru beslenme, kısa tekrarlar ve zihni sakin tutacak aktiviteler sınav performansını doğrudan etkiler"
Aileler "sonuç odaklı" değil "destek odaklı" olmalı
Nayki, ailelerin yaklaşımının belirleyici olduğunu vurguladı. Kıyaslama ve baskının kaygıyı artırdığını, öğrencinin en çok ihtiyaç duyduğunun yargılanmadan yanında durulması olduğunu belirtti.
"Bir öğrencinin en çok ihtiyaç duyduğu şey, yanında yargılanmadan durulmasıdır. Sürekli 'kaç net yapıyorsun', 'başkaları ne durumda' gibi söylemler çocuk üzerinde görünmeyen bir baskı oluşturuyor. Aileler bu dönemde sonuç odaklı değil, destek odaklı yaklaşmalı."
Sınav hayatın tek gerçeği değil
Uzman, sınav sonucunun insanın karakterini veya geleceğini belirlemediğini alt çizdi. Gençlerin kendi emeklerine güvenmesi, süreci psikolojik olarak güçlü yönetmenin gerçek başarı olduğunu ifade etti.
"Bir sınav sonucu, bir insanın karakterini, yeteneğini ya da gelecekteki başarısını belirlemez. Gençler önce kendi emeklerine güvenmeli. Gerçek başarı, sadece sınav salonundaki sonuç değil; bu süreci psikolojik olarak güçlü şekilde yönetebilmektir."