Gediz'de yaz kirliliği patladı: Ağır metaller 200 kat normalde

İzmir ve Manisa belediyelerinin ortak raporu, Gediz Nehri'nde yaz aylarında ağır metal ve organik kirliliğin normalin 200 katına çıktığını ortaya koydu. Prof. Dr. Kurucu: "Körfezin kirlenmemesi artık mümkün değil, yeraltı suları da tehlikede."

Haber Merkezi Haber Merkezi

Gediz'de yaz kirliliği patladı: Ağır metaller 200 kat normalde

Ege’nin damar yolu Gediz Nehri, yaz ısığıyla birlikte tekrar zehiri içinde. İzmir ve Manisa Büyükşehir Belediyelerinin ortaklaştığı, İZSU ve MASKİ’nin yürüttüğü 7. Dönem İzleme Raporu, nehrin durumunun ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Ocak ve mart ayları arasındaki yoğun yağmurlar, nehrin solunum yolunu açmış, kirliliği önemli oranda düşürmüştü. Ancak yaz mevsimi gelip yağışlar kesildiğinde tablo aniden değişti. Haziran ayından itibaren kirlilik yükü ani bir yükseliş yakalayıp zirveye çıktı.

Çalışmaları değerlendiren Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden Prof. Dr. Yusuf Kurucu, bu seyrin sadece bir parametreye bağlı olmadığını vurguladı. Ağır metaller ve organik kirleticilerle beslenen bu kirlilik; sanayi, tarım ve evsel atıkların hepsinin bir arada nehire karıştığını gösteriyor.

Raporun en çarpıcı verisi laboratuvar sonuçlarında yatıyor. Su içinde bulunan bakır, brom, kobalt ve bor gibi maddelerin konsantrasyonu, normal seviyelerin 100 ila 200 kat üzerine çıkmış. Kurucu bu rakamlar için "Bu doğal değil, insanı ve doğayı tehdit edecek seviyelerde" diye uyardı.

Tehlike artık sadece nehir suyuyla sınırlı değil. Gediz, Kütahya’dan başlayıp Uşak, Manisa ve İzmir’den geçerek Ege Denizi’ne dökülüyor. Prof. Dr. Kurucu net bir dille, "Körfezin kirlenmemesi mümkün değil. Nehrin suyuyla sulanan toprakların kirlenmemesi mümkün değil" diye konuştu.

Daha da korkutucu olan, kirliliğin yeraltı sularına sızması. Nehir akışı yavaşladığında veya durduğunda, kirletici yük kumlu-çakıllı yataklardan hızla yeraltı su seviyelerine sızıyor. Bu durum, bölgenin içme suyu kaynağını doğrudan hedef alıyor.

Bilim insanları, bu tabloyu tek başlarına değiştiremeyeceklerini, kirletici kaynakların tespiti için Orman ve Su İşleri Bakanlığı (Su Genel Müdürlüğü) ile ortak çalışmanın şart olduğunu hatırlatıyor. Örnekleme noktaları belli, kaynaklar tespit edilebilir durumda. Gelecek nesillere temiz su bırakmak istiyorsak, artık beklemek yetmiyor.

#Gündem

İlgili Haberler

KASKİ kayıp-kaçakta Türkiye'de 5. sırada

KASKİ kayıp-kaçakta Türkiye'de 5. sırada

KASKİ, içme suyu şebekesindeki kayıp-kaçak oranını %25,45'e indirerek Türkiye'deki büyükşehir idareleri arasında beşinci sırada yer aldı; 2025'te 2,7 milyon…

Spor

Göçmen operasyonu: 230 kişi yakalandı

Göçmen operasyonu: 230 kişi yakalandı

81 ilde göçmen kaçakçılığı organizatörleri ve düzensiz göçe yönelik düzenlenen denetimlerde 19 organizatör ile 230 düzensiz göçmen yakalandı.ANKARA - İçişleri…

Spor