Hareketli her çocuk DEHB değil: ÇEK'ten rehber

Çağdaş Eğitim Kooperatifi DEHB Farkındalık Ayı kapsamında hazırladığı rehberde, her hareketli çocuğun hastalık taşılamayacağını, tanının çok boyutlu bir klinik süreç olduğunu ve tedavide aile-okul iş birliğinin vazgeçilmez olduğunu vurguladı.

Haber Merkezi Haber Merkezi

Hareketli her çocuk DEHB değil: ÇEK'ten rehber

Çağdaş Eğitim Kooperatifi (ÇEK) Rehberlik ve Psikolojik Danışma Merkezi Komisyonu, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Farkındalık Ayı’nı vesileyle aile ve öğretmenlere yol gösterici bir rehber yayımladı.

Rehberin en vurucu mesajı şuydu: Her hareketli, sabırsız ya da dalgın çocuk DEHB’li değildir. Çocukların yaşlarına göre bu davranışları sergilemesi gelişimin doğal bir parçası olabilir. Kritik olan, belirtilerin yaştan beklenenden çok daha belirgin olması, en az altı ay sürmesi ve çocuğun günlük hayatını, okulunu, ilişkilerini olumsuz etkilemesidir.

DEHB; tembellik, şımarıklık, kötü ebeveynlik ya da zeka geriliği değildir. Temelinde dikkati düzenlemeyi, dürtüleri kontrol etmeyi ve davranışları organize etmeyi zorlaştıran bir nörogelişimsel farklılık yatar. Çocuk, bir işi yapmak istemediği için değil, istediği halde sürdüremekten aciz kaldığı için zorlanır.

Tanı süreci de tek bir teste bağlı değildir. Kan testi, beyin görüntülemesi ya da bilgisayar tabanlı testler tek başına yeterli olmaz. Çocuğun gelişim öyküsü, ev ve okul ortamındaki gözlemler, aile anlatımı ve klinik değerlendirme bir arada ele alınır. Bu süreçte çocuk ve ergen psikiyatristleri başrol oynarken, psikologlar ve klinik psikologlar değerlendirme, psikoeğitim ve terapötik destek alanlarında yer alır.

Tedavide ise “sadece çocuk” değil, “çocuğun çevresi” hedeflenir. Yaş, belirti şiddeti, eşlik eden zorluklar ve aile dinamiğine göre şekillenen planlarda; ilaç tedavisi varsa bu, ebeveyn eğitimi, okul uyarlamaları ve psikoterapi ile desteklenir. Aile, okul ve uzman üçgeninin uyumu, sürecin seyrini belirleyen en etkili faktördür.

#Yaşam

İlgili Haberler