Dr. Nil Sarıçiçek: Sağlıklı yaşlanmanın temelleri çocuklukta atılıyor
Uzman, erken yaşam deneyimlerinin telomer uzunluğu ve epigenetik yaşlanma üzerindeki etkisine dikkat çekerek, sağlıklı yaşlanmanın sadece ileri yaşla ilgili olmadığını vurguladı.
Dr. Nil Sarıçiçek, erken yaşam dönemindeki deneyimlerin bireyin gelecekteki sağlık durumu üzerinde kalıcı etkiler bırakabileceğine dikkat çekti. "Çocukluk, yaşlanmadan önceki dönem değildir. Sağlıklı yaşlanmanın biyolojik altyapısının şekillendiği en önemli yaşam evrelerinden biridir" diyen Sarıçiçek, sağlığın yalnızca bugünkü belirtiler üzerinden değil, yaşam boyu süren bir süreç olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Telomerler ve epigenetik yaşlanma göstergeleri
Kromozom uçlarını koruyan telomerlerin, hücre bölünmeleri sırasında kısaldığını ve bu kısalmanın hücresel yaşlanma sürecini yansıtan önemli bir biyolojik gösterge olduğunu kaydeden Sarıçiçek, gebelik dönemindeki yoğun stres, anksiyete, depresyon, sosyoekonomik güçlükler, beslenme sorunları, şiddet maruziyeti ve aile içi çatışmaların yanı sıra çocukluk döneminde kronik stres, ihmal, kötü muamele ve olumsuz çevresel koşulların telomer uzunluğu ve kısalma hızıyla ilişkili olabileceğini vurguladı. Epigenetik yaşlanma göstergelerinin de erken yaşam deneyimleriyle ilişkilendirildiğini belirten uzman, bir çocuğun takvim yaşı ile biyolojik yaşının farklılık gösterebileceğini, ancak bu durumun her olumsuz deneyim yaşayan çocuk için deterministik bir sonuç olmadığını hatırlattı.
"Bu bulgular bize çocuk sağlığının yalnızca fiziksel büyüme ve gelişimden ibaret olmadığını hatırlatıyor. Çocuğun içinde büyüdüğü çevre, yaşadığı stres ve kendini ne kadar güvende hissettiği, yaşam boyu sağlık açısından önem taşıyor"
Sağlıklı yaşlanmayı destekleyen yaklaşımın tek bir biyolojik ölçüme indirgenemeyeceğini, çocuğun fiziksel, psikolojik ve sosyal iyilik halinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savunan Sarıçiçek; yeterli dengeli beslenme, kaliteli uyku, düzenli fiziksel hareket, metabolik sağlık, stresle baş etme becerileri, güçlü sosyal bağlar ve güvenli bir çevrenin çocukların uzun vadeli sağlık kapasitesini oluşturan temel unsurlardan olduğunu sıraladı. "Eskiden 'Çocuğunuz sağlıklı mı?' diye soruyorduk. Bugün bu soruya bir yenisini daha eklemeliyiz: 'Çocuğumuzun sağlıklı bir geleceğe hazırlanması için neler yapıyoruz?'" diyerek ebeveyn ve politika yapıcıların sorumluluğuna dikkat çeken uzman, çocukluğun sağlıklı yaşlanmanın biyolojik altyapısının kurulduğu en kritik yatırım dönemi olduğunu vurguladı.