Bursa Osmangazi Belediyesi, Gençlik ve Girişimcilik Merkezi'nde "Girişimci Kafası Söyleşisi" programını gerçekleştirdi. Konuşmacı Atölye Aeden kurucusu Özden Dalkılıç, moderatörlük ise Mürvet Özçelik tarafından üstlenildi. Dalkılıç, yaklaşık on yıl süren muhabirlik kariyerini hamileliğiyle sonlandırıp çocukla vakit geçirmeyi tercih ettiğini, ardından seramik kursları alarak hayali olan atölyeyi kurduğunu anlattı.
"Üniversiteden mezun olduktan sonra farklı kurumlarda pek çok deneyim edindim. Yaklaşık on yıl boyunca aktif olarak muhabirlik yaptım. Zor ama keyifli bir işti. Hamileliğimle birlikte önceliklerim değişti. Çocuğuma daha çok vakit ayırmak istedim ve kendi tercihimle işten ayrıldım. Yıllarca durmadan çalıştıktan sonra evde oturmak kolay olmadı. İçimde yeniden üretme isteği kabarmaya başladı. El işlerine olan yatkınlığım hep vardı. Ahşap boyar, takı tasarlar, örgü örerdim. Sonra seramik kurslarıyla bu dünyaya adım attım. Kendimi geliştirdikçe 'Neden bunu bir atölyeye dönüştürmeyeyim?' düşüncesi içimde filizlendi. Aslında bu çocukluğumdan beri kurduğum bir hayaldi. Bugün o hayalin peşinden gitmekten büyük mutluluk duyuyorum"
Dalkılıç, atölye kurmak için altı ay boyunca çalışıp birikim sağladığını, kalan masrafları kendi imkanlarıyla karşıladığını belirtti. Seramik atölyesinin en kritik ekipmanı olan fırını KOSGEB desteğiyle temin ettiğini kaydetti. Eşinin desteğinin bu süreçte hayati olduğunu vurguladı.
"Atölyemi kurabilmek için yeniden çalışmaya başladım ve kazandığım her kuruşu biriktirdim. Bu süreçte eşimin desteği benim için çok kıymetliydi. Bir yandan ailemiz için o çalışırken, ben de hayalimi gerçeğe dönüştürmek için kendi sermayemi oluşturdum. Seramik atölyesinin en önemli parçası fırındır. Onu KOSGEB desteğiyle aldım. Altı ay boyunca hem çalıştım hem biriktirdim, kalan tüm masrafları da kendi çabamızla tamamladık. Boyasını, badanasını bile biz yaptık. Tüm bu parçalar bir araya gelince, yıllardır içimde büyüttüğüm hayalim sonunda hayata geçti"
Üretim felsefesine dair Dalkılıç, her ürüne bireysel emek kattığını, sürecin sabır gerektirdiğini ve bu durumun kendi huyuyla uyuştuğunu ifade etti. Belediye Başkanı Erkan Aydın'a düzenlenen program için teşekkür ettiğini belirtti.
"Beğenmediğim bir şeyi sunmam. Çünkü her ürüne emeğimi tek tek katıyorum. Çamura şekil verip bardağı oluşturuyorsunuz, pişiriyorsunuz, renklendiriyorsunuz, yeniden fırınlıyorsunuz. Bir bardak bile bazen bir haftada tamamlanıyor. Bu süreç sabır istiyor. Bu da benim huyum. Her aşamasıyla tek tek ilgilenmeyi sevdiğim için, ortaya çıkan ürünün hikayesi de ayrı bir değer taşıyor"