Ankara'nın kalbi CSO Ada'da çarptı. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO), kökleri 1826'daki Musika-i Hümayun'a uzanan iki asırlık yolculuğunun 200. yılında yeni sanat sezonunu kapalı gişe bir görkemle açtı. 2 Ekim akşamı Ziraat Bankası Ana Salon'u, biletleri haftalar önce biten bir gecede sanatseverlerin heyecanıyla dolup taşmıştı. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı da bu tarihi anın tanığı oldu.
Salona giren herkes, sahnedeki birikimin ağırlığını hissetti. Müzik Direktörü Cemi'i Can Deliorman'ın batutu ile başlayan gece, dünyanın önde gelen piyanistlerinden Behzod Abduraimov'un dokunuşuyla zirveye taşındı. Özbek sanatçı, Chicago Senfoni'sinden Amsterdam Concertgebouw'a kadar dünyanın en prestijli sahnelerinde çaldığı Çaykovski'nin Si bemol minör 1 No'lu Piyano Konçertosu'nu bu kez CSO eşliğinde anlattı. Parmakları klavyelerde dans ederken salonun nefesini kesti; finalde alkışlar dakikalar sürek susuz kalmadı.
Dinlenme arası sonrası programın rengi tamamen değişti. İspanya'nın sıcak esintileri Ankara'ya taşındı. Rimski-Korsakov'un "İspanyol Kapriçyosu" ve Manuel de Falla'nın "Üç Köşeli Şapka" Süiti, orkestranın renk paletini genişleterek dinleyiciyi Akdeniz'in danslarıyla sarmadı. Çaykovski'nin derinliklerinden İspanya'nın canlılığına uzanan bir gecede CSO, geçmişinin ağırlığını geleceğin heyecanıyla buluşturdu. Başkentte klasik müziğin nabzı o gece çok güçlü attı.