Şükrü PORTAKAL YAZAR
20 TEMMUZ BARIŞ İÇİN ATILAN ADIM
Şükrü PORTAKAL
2026-07-20
Tarih, milletlerin hafızasında sadece takvim
yapraklarından ibaret değildir. Bazı günler vardır ki, bir milletin iradesini,
kararlılığını ve tarih karşısındaki sorumluluğunu simgeler. İşte 20 Temmuz 1974
de Türk milleti için böyle bir gündür.
Kıbrıs, yüzyıllar boyunca Akdeniz'in en stratejik
adalarından biri olmuştur. Osmanlı Devleti'nin adadan çekilmesinden sonra
başlayan süreç, özellikle 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti ile yeni bir
döneme girmiştir. Ancak ortaklık düzeni kısa sürede bozulmuş, Kıbrıs Türkleri
çeşitli saldırılar, baskılar ve hak ihlalleriyle karşı karşıya kalmıştır.
1963'te yaşanan ve "Kanlı Noel" olarak
anılan olaylar, adadaki Türk toplumunun güvenliği açısından derin izler
bırakmıştır. Yıllar boyunca yaşanan çatışmalar, iki toplum arasındaki güveni
ciddi biçimde sarsmıştır.
15 Temmuz 1974'te Yunanistan'daki askerî cunta
destekli darbe ile adanın Yunanistan'a bağlanmasını hedefleyen gelişmeler
yaşanınca, Türkiye, 1960 Garanti Antlaşması'ndan doğduğunu belirttiği
garantörlük yetkisine dayanarak diplomatik girişimlerde bulundu. Bu
girişimlerden sonuç alınamaması üzerine, 20 Temmuz 1974 sabahı Türk Silahlı
Kuvvetleri Kıbrıs Barış Harekâtı'nı başlattı.
Harekâtın adı boşuna "Barış Harekâtı"
değildi. Türkiye'nin resmî yaklaşımına göre amaç, anayasal düzenin yeniden
tesis edilmesi, Kıbrıs Türklerinin güvenliğinin sağlanması ve adadaki daha
büyük bir çatışmanın önüne geçilmesiydi. Bugün bu harekâtın uluslararası hukuk
açısından değerlendirilmesi konusunda farklı görüşler bulunsa da, Türkiye
açısından harekât, garantörlük sorumluluğunun yerine getirilmesi olarak
görülmektedir.
Kıbrıs Barış Harekâtı, yalnızca askerî bir başarı
değil; Türk milletinin gerektiğinde tarihî sorumluluğunu üstlenebileceğini
gösteren önemli bir irade beyanıdır. Mehmetçiğin cesareti, Türk Mukavemet
Teşkilatı mensuplarının fedakârlığı ve Kıbrıs Türk halkının direnci, bu tarihin
unutulmaz sayfaları arasında yerini almıştır.
Aradan geçen yarım asrı aşkın sürede Doğu
Akdeniz'in jeopolitik önemi daha da artmıştır. Enerji kaynakları, deniz yetki
alanları ve bölgesel güvenlik başlıkları, Kıbrıs'ın stratejik değerini bugün de
koruduğunu göstermektedir. Bu nedenle Kıbrıs meselesi yalnızca geçmişin değil,
bugünün ve geleceğin de konularından biridir.
20 Temmuz'u anarken sadece bir askerî harekâtı
değil; barışın değerini, diplomasinin önemini, uluslararası hukukun işleyişini
ve Türk milletinin tarih boyunca üstlendiği sorumlulukları da hatırlamak
gerekir.
20 Temmuz Tük Barış Harekatının 52.yıldönümünde Aziz
şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyor; Kıbrıs Türk
halkının huzur, güven ve esenlik içinde yaşayacağı bir geleceğin daim olmasını
diliyorum.
ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi
YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
YORUM YAP