avatar

Ömer KARA YAZAR

Aynı Sofrada Oturanlar, Aynı Terazide Tartılır!

Ömer KARA

2026-06-07

Sevgili Dostlar,

Toplumun siyasetçilere, oda başkanlarına, sendikacılara, dernek yöneticilerine ve hatta büyük şirketlerin ortakları veya Holdinglere yönelik ortak bir değerlendirmesi vardır:

Uzun yıllar birlikte çalışanlar, aynı sofrada yiyip-içenler, aynı kararların altına imza atanlar; yapılan iyiliklerin de yanlışların da ortağıdır.

Sonradan birbirlerinden ayrılsalardı toplumun hafızasında söylenen sözler yer bulmaz.

Neden mi?

Çünkü bu ilişkileri bir yemek sofrasına benzetiyorum.

Aynı sofraya oturup birlikte yemek yiyenlerin, yemek boyunca hiçbir itirazda bulunmayıp, yemeği yediren ve rızık olarak verene şükredip, sofra dağıldıktan sonra konuşmak anlam ifade etmez, etmedi, etmeyecektir de...

Hayatın her alanında bunun örnekleriyle karşılaşıyoruz.

Vereceğimiz örnekleri Konya’da yaşayıp da duymamak imkânsız.

Hele ki bu teknoloji çağında...
Mesela Ak Parti sofrasında oturup yemek yiyen ve yemek esnasında hiçbir itirazı olmayan (itirazını duyan varsa bilemem) eski Maliye Bakanı, eski Başbakan Yardımcısı, akademisyen ve siyasetçi Abdüllatif Şener vardı bir zamanlar...
Ne olmuştu; bakanlıktan azledildikten sonra çıkmış zehir zemberek açıklamalar yapmıştı.
Neler olduğunu, neler yapıldığını ifade etmişti kendince!

Hatta hızını alamamış CHP’den Konya Milletvekili bile olmuştu.
Bugün Hocanın esamesi okunuyor mu?
Çünkü zamanında konuşulmayan, sofrada otururken edilmeyen itirazın yemek sonrası anlamı olmaz.

Benzer başka örnekte Ahmet Davutoğlu değil midir?

Başdanışman, Dışişleri Bakanı, Başbakan, akademisyen ve siyasetçi Ahmet Davutoğlu var.
Ne olmuştu; siyasette kademe kademe yükselen Ahmet Hoca bir anda görevinden istifa etti (veya zorunlu istifa)
Sonrasında neler oldu, Partisinden koptu, zehir zemberek açıklamalar falan-filan...

Ve yeni bir parti kurdu.
Sonuç? Açıklamalar, açıklamamlar.
İnsanlar ikna oldu mu? Sonuçlar ortada...

Bu durum yalnızca siyasette yaşanmıyor.

Sendikalarda, odalarda, sivil toplum kuruluşlarında, büyük şirketlerde veya holdinglerde de benzer tablolar ortaya çıkıyor.

Bir kişi gerçekten yanlış gördüğü bir ortamı, makamını ve konforunu riske atarak terk edebiliyorsa; işte o zaman söyledikleri karşılık bulur, buluyor.

Ancak yıllarca aynı yapının içinde yer aldıktan sonra, birlikte kararlar aldıktan sonra, ortaklıklar yürüttükten sonra, yol bitip kara görününce yapılan eleştiriler toplum nezdinde hiçbir anlam ifade etmiyor.

Yanlışı gördüğünüz anda itiraz etmek, gerekiyorsa ayrılmak ve gerekçesini açıkça ortaya koymak farklı, kapılar kapandıktan sonra konuşmak farklı...

 “Öküz Öldü Ortaklık Bitti” deyimi boşu boşuna söylenmiyor yüzlerce yıldır.
Bu nedenle kovulduktan sonra yapılan açıklamaların hiçbir hükmü yok!
Odalarla ilgili değerlendirmelerimize önümüzdeki sohbetlerde daha detaylı şekilde değineceğiz.
MÜSİAD Konya, Konya Ticaret Odası, Konya Ticaret Borsası, Konya Sanayi Odası ve dahası.

Bilgiler biraz biriksin...

Kalın sağlıcakla.

ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi

Ömer KARA YAZAR