avatar

Mehmet SERİN YAZAR

Çorak Umutların Hasadı

Mehmet SERİN

10/07/16

Dikkat ediyor musunuz?

Ne zaman işler yolunda gitmese suçlu hep aynıdır.

Eğitimde veliler...

İçtimai hayatta gençler...

Ekonomide vatandaş...

Üretimde çalışan...

Sivil hayatta üyeler...

Suçlananlar değişmez.

Yalnız gerekçeler değişir.

İnsan ister istemez düşünüyor.

Bu kadar çok suçlu varsa, neden hasat bir türlü değişmiyor?

Çocukluğumuzdan beri biliriz.

Kuraklık olur.

Dolu yağar.

Ayaz vurur.

Rüzgâr eser.

Bunların hiçbiri çiftçiyi ziraatten vazgeçiremez.

Çünkü bilir ki asıl mesele mevsimler değil, toprağa neyin emanet edildiğidir.

Hasta tohum toprağa düştüğünde toprağın suçu başlamaz.

Toprağın imtihanı başlar.

Çünkü toprak, kendisine emanet edileni büyütür.

Bir süre sonra cılız başak bereket, zayıf hasat başarı, çoraklık ise kader zannedilmeye başlanır.

İşte gerçek fakirlik burada başlar.

Toplum önce fikren fakirleşir.

Sonra mülken.

Çünkü hakikatin tohumu unutulduğunda yalnız mahsul eksilmez; umut da çoraklaşır.

Hasta tohum yalnız hasta meyve vermez.

Kendisine benzeyen yeni tohumlar üretir.

Böylece hastalık nesilden nesile taşınır.

Bir süre sonra kimse tohumu konuşmaz.

Onu üreten ziraat anlayışı görünmez olur.

İnsanlar o anlayışın içinde düşünmeye başlar.

Sağlam tohumu yadırgar.

Hasta tohumu tabiat zanneder.

İşte bu noktadan sonra fertlerin gücü bu anlayışı terk etmeye yetmez.

Çünkü mücadele ettikleri şey tek bir tohum değil; zihinlere, kurumlara ve nesillere sinmiş bir ziraat anlayışıdır.

Belki de Çorak Umutların Hasadı, bu kısır döngüyü fark etmekten ibarettir.

Ama hayat, çoraklığa razı olmak için değil; hakikati arayarak her gün yeniden yeşermek içindir.

Gün gelir hakikatin tohumu keşfedilir.

Ayıklanır.

Arındırılır.

Toprağa emanet edilir.

İşte o vakit yalnız mahsul değil; adalet, kalkınma ve medeniyet de filizlenmeye başlar.

ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi

Mehmet SERİN YAZAR