Şükrü PORTAKAL YAZAR
DEVLET AKLININ NOTLARI – I
Şükrü PORTAKAL
2026-07-21
Lider Gündemi Takip
Etmez, Gündemi Okur
Tarih bize bir gerçeği defalarca göstermiştir.
Milletler, ordularını
kaybettikleri gün değil; devlet akıllarını kaybettikleri gün çökerler.
Türk milleti, iki bin
yılı aşan devlet geleneğini yalnızca kılıcının keskinliğiyle kurmadı. O
devletleri ayakta tutan; bozkırın sertliğini, törenin adaletini ve geleceği
bugünden okuyabilen liderlerin öngörüsünü miras bırakmasıydı.
Bugün dünya yeniden kuruluyor.
Silahlar konuşuyor, ancak savaşların asıl hedefi
toprak değil; enerji yolları, ticaret koridorları ve devletlerin iradesidir.
Karadeniz'den Kafkasya'ya...
Doğu Akdeniz'den Basra Körfezi'ne...
Irak'tan Suriye'ye...
Ürdün'den İran'a kadar uzanan her gelişme,
birbirinden bağımsız olaylar değildir.
Haritaya yukarıdan bakabilenler, aslında tek bir
satranç oyununun oynandığını görür.
ABD'nin bölgedeki askeri varlığı...
İran'ın nüfuz alanını genişletme çabası...
Suriye'de yıllardır devam eden istikrarsızlık...
Irak'ın kuzeyindeki kırılgan yapı...
İsrail'in güvenlik politikaları...
Ürdün'ün stratejik konumu...
Bütün bunlar aynı denklemin farklı parçalarıdır.
Bu denklemin tam
merkezinde ise Türkiye vardır.
İşte bu yüzden yıllar önce "KUŞATILMIŞIZ." dediğimizde bunu
sadece askeri bir kuşatma olarak ifade etmedik.
Türkiye; terörle kuşatılmak istendi.
Ekonomiyle kuşatılmak istendi.
Diplomasiyle kuşatılmak istendi.
Algı operasyonlarıyla kuşatılmak istendi.
Çünkü güçlü bir Türkiye; sadece bölgesel değil,
küresel hesapları da değiştirebilecek bir ülkedir.
23 Ekim 2023 tarihinde kaleme aldığım yazıda
anlatmaya çalıştığım da buydu.
Bir gün sonra Sayın Devlet Bahçeli'nin TBMM Grup
Toplantısı'nda yaptığı değerlendirmeler, aynı stratejik çerçeve içinde
Türkiye'nin karşı karşıya olduğu riskleri ve milli duruşun önemini ortaya
koyuyordu.
Burada dikkat edilmesi gereken husus, kelimelerin
benzerliği değildir.
Esas olan, devleti aynı pencereden okuyabilmektir.
Zira Ülkücü, Dünya’ya aynı pencereden bakandır, aynı düşünen, aynı görendir.
Çünkü liderlik; olaylar
yaşandıktan sonra konuşmak değil, olayların hangi istikamete gittiğini önceden
görebilmektir.
Bugün Milliyetçi Hareket Partisi'nin ilçe
kongreleri gerçekleştiriliyor.
Kongreler elbette teşkilatların yenilenme
sürecidir.
Ancak Ülkücü Hareket açısından kongreler yalnızca
isimlerin değiştiği toplantılar değildir.
Her kongre, Türk devlet aklının yeni nesillere
emanet edildiği bir nöbet değişimidir.
Çünkü bu hareketin
mayasında makam değil, dava vardır.
Şahıs değil, devlet
vardır.
Günlük hesaplar değil,
bin yıllık hedefler vardır.
Bugün Irak'a bakarken yalnızca Bağdat'ı
görmeyen...
Suriye'ye bakarken yalnızca Şam'ı okumayan...
Ürdün'e bakarken sadece Amman'ı
değerlendirmeyen...
İran'a bakarken sadece Tahran'ı izlemeyen...
Bir liderlik anlayışına ihtiyaç vardır.
Çünkü devlet aklı,
sınırın ötesindeki gelişmeyi sınırın berisindeki güvenlikle birlikte
değerlendirir.
Liderlik, bugünün
alkışını değil; yarının tarihini düşünmektir.
Ve unutulmamalıdır ki...
Lider, kalabalığın
söylediğini tekrar eden değildir. Lider, kalabalığın henüz göremediği
istikameti gösterendir.
ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi
YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
YORUM YAP