Şükrü PORTAKAL YAZAR
DEVLET AKLININ NOTLARI – II
Şükrü PORTAKAL
2026-07-22
Kuşatılan Türkiye Değil,
Hesapları Bozulan Emperyalizmdir
Dünya, yeni bir paylaşım savaşının içindedir.
Bu savaşın adı her ne kadar enerji, güvenlik,
demokrasi ya da terörle mücadele olarak konulsa da perde arkasındaki gerçek
değişmemektedir.
Mesele; coğrafyaya hâkim
olmaktır.
Çünkü coğrafyaya hâkim
olan, enerjiye hükmeder.
Enerjiye hükmeden,
ekonomiyi yönetir.
Ekonomiyi yöneten ise
siyaseti şekillendirir.
İşte bu yüzden Ortadoğu
hiçbir zaman yalnızca Ortadoğu olmamıştır.
Irak'a baktığınızda sadece Bağdat'ı görürseniz
yanılırsınız.
Suriye'ye baktığınızda sadece Şam'ı görürseniz
eksik okursunuz.
Ürdün'e baktığınızda sadece Amman'ı görürseniz
büyük resmi kaçırırsınız.
İran'a baktığınızda sadece Tahran'ı değerlendirmek
de yeterli değildir.
Bu ülkelerin tamamı, küresel güç rekabetinin aynı
satranç tahtasındaki taşlarıdır.
ABD'nin bölgedeki askeri varlığı...
İran'ın bölgesel nüfuz arayışı...
Suriye'de yıllardır devam eden istikrarsızlık...
Irak'ın kuzeyindeki güvenlik boşluğu...
İsrail'in güvenlik kaygıları...
Bunların her biri, birbirini etkileyen
gelişmelerdir.
Türkiye ise bu satranç
tahtasının kenarında duran bir seyirci değildir.
Tam merkezindedir.
Bu nedenle Türkiye'nin attığı her adım, yalnız
Ankara'da değil; Washington'da, Moskova'da, Tahran'da, Tel Aviv'de ve Avrupa
başkentlerinde de dikkatle izlenmektedir.
Çünkü güçlü bir Türkiye,
sadece kendi sınırlarını koruyan bir ülke değildir.
Aynı zamanda bölgesel
denklemleri değiştirebilecek kapasiteye sahip bir devlettir.
Bu yüzden yıllardır Türkiye'yi yalnızca
sınırlarından değil; ekonomiyle, diplomasiyle, terörle ve algı operasyonlarıyla
baskı altına alma girişimleri de gündeme gelmektedir.
Ancak burada gözden kaçan önemli bir gerçek
vardır.
Türkiye hedef olduğu
için güçlü değildir. Güçlü olduğu için hedeftir.
Devletler bazen savaşarak büyür.
Bazen de kurulan oyunları bozarak.
Türk devlet geleneği,
tarih boyunca yalnızca cephede değil; masada da var olmayı başarmıştır.
Bugün de ihtiyaç duyulan şey; öfkeyle hareket eden
bir siyaset değil, sabırla düşünen bir devlet aklıdır.
Milliyetçi Hareket
Partisi'nin yıllardır dile getirdiği "Önce ülkem ve milletim"
anlayışı, destekçileri tarafından bu devlet merkezli yaklaşımın bir ifadesi
olarak görülmektedir. Çünkü devletin bekasını esas alan bir bakış açısı,
günübirlik kazançlardan çok uzun vadeli istikrarı öncelemeyi amaçlar.
Bugün ilçe kongrelerinde seçilecek isimler de
yalnızca teşkilatları yönetmeye değil, bu sorumluluk bilincini taşımaya
taliptir.
Çünkü dava; isimlerin
değil, ilkelerin yürüyüşüdür.
Ve unutulmamalıdır ki...
Türkiye'yi kuşatmaya çalışanlar olabilir.
Ancak tarih göstermiştir ki, Türk Milleti
kuşatmaları yarmayı bilen bir millettir.
Kuşatılan Türkiye
değildir.
Asıl kuşatılan, Türk
milletinin yeniden yükselişinden korkanların hesaplarıdır.
ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi
YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
YORUM YAP