Şükrü PORTAKAL YAZAR
DÜNYA’YI GÜZELLEŞTİREN GÖZ DEĞİL, GÖNÜLDÜR
Şükrü PORTAKAL
2026-07-17
"Dünyayı
güzelleştiren şey, bakan göz değil; fark eden gönüldür."
Teknolojinin hiç olmadığı kadar geliştiği,
insanların birbirine saniyeler içinde ulaşabildiği bir çağda yaşıyoruz. Buna
rağmen belki de insanlık tarihinin en yalnız dönemlerinden birini yaşıyoruz.
Çünkü artık insanlar konuşuyor ama birbirini dinlemiyor; görüyor ama fark etmiyor,
duyuyor ama anlamıyor.
Bugün bir eşin eşinden, bir evladın anne
babasından, bir dostun dostundan, hatta bir çalışanın yöneticisinden beklediği
ilk şey para ya da makam değildir. En büyük beklenti, "Beni gerçekten dinleyen biri olsun." duygusudur.
Dinlemek, sessiz kalmak değildir. Dinlemek; karşındaki insanın
kelimelerinin ardındaki yorgunluğu, kırgınlığı, umudu ve sessiz çığlığını
hissedebilmektir. Çünkü bazen insanın anlattığı olay değil, anlatırken
taşıdığı yük önemlidir.
Ne yazık ki günümüz ilişkilerinde herkes konuşmaya
hazırlanıyor; çok az insan anlamaya hazırlanıyor. Sohbetler paylaşım olmaktan
çıkıp yarışa dönüşüyor. Herkes kendi
haklılığını ispat etmenin peşinde koşarken, kalpler birbirinden uzaklaşıyor.
Oysa güçlü ilişkilerin temeli haklı olmak değil,
anlaşılabilmektir. Bir insan kendisini değerli hissettiğin-de, dinlendiğini
gördüğünde ve yargılanmadan konuşabildiğinde güven oluşur. Güvenin olduğu yerde ise sevgi de saygı da yeşerir.
Kur'an-ı Kerim'de, "Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının..."
buyurularak insanların birbirini peşin hükümlerle değerlendirmemesi öğütlenir.
Anlamak için önce dinlemek gerekir. Dinlemeden verilen her hüküm, çoğu zaman
adaletten uzaklaşmaktır.
Türk töresi de aynı anlayışı taşır. "Büyüklerimiz, "İki dinle, bir söyle."
diyerek sözü ölçmenin, dinlemeyi ise erdem saymanın önemini vurgulamıştır. Hikmet, çok konuşanda değil; yerinde
konuşup gönülden dinleyendedir.
Belki de bugün ailelerimizin, dostluklarımızın, iş
hayatımızın ve toplumumuzun en çok ihtiyaç duyduğu şey; birbirimize biraz daha fazla zaman ayırmak, telefon ekranlarından
gözlerimizi kaldırıp karşımızdakinin gözlerine bakabilmek ve kalbine
dokunabilmektir.
Çünkü dünyayı
güzelleştiren, gördüğümüz manzaralar değil; o manzarayı paylaşabildiğimiz
gönüllerdir. İnsan, anlaşılabildiği kadar huzurlu; dinlenildiği kadar
değerlidir.
Belki de bir insanın hayatını değiştirecek en
büyük iyilik; ona uzun nasihatler vermek değil, içtenlikle "Seni
dinliyorum." diyebilmektir.
Unutmayalım; göz
yalnızca bakar, gönül ise fark eder. Ve dünyayı gerçekten güzelleştiren de işte
o fark eden gönüllerdir.
Son kelamı Bizim Yunus söylesin;
Yunus Emre der hoca
Gerekse bin var hacca
Hepisinden iyice
Bir gönüle girmektir
ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi
YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
YORUM YAP