avatar

Şükrü PORTAKAL YAZAR

İĞNE’DE HESAP VERECEK İPLİK DE...

Şükrü PORTAKAL

2026-06-29

Türk töresinde devlet, sadece hükmeden bir güç değildir. Devlet; adaletin tecelli ettiği, mazlumun hakkını bulduğu ve milletin emanetinin korunduğu kutsal bir nizamdır. Bu sebepledir ki Türk, devleti "baba" bilmiş; devlet de evladının hakkını korumakla mükellef sayılmıştır.

Bugün yaşadığımız çağın en büyük imtihanlarından biri, kamu emanetinin nasıl kullanıldığı meselesidir. Belediyelerden kamu kurumlarına, ticaret hayatından sosyal yaşama kadar her alanda milletin emaneti olan kaynakların hesabı sorulmalıdır. Çünkü emanet, sadece alınan bir görev değil; aynı zamanda taşınan bir vebaldir.

Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurur:

"Şüphesiz Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder." Nisâ Suresi, 58

Bu ayet, sadece mahkemelere değil; makam sahiplerine, belediye başkanlarına, bürokratlara, siyasetçilere ve kamu gücünü kullanan herkese hitap etmektedir.

Son günlerde kamuoyuna yansıyan çeşitli soruşturmalar, belediyelerdeki usulsüzlük iddiaları, kayıt dışı ekonomik yapılar, yasa dışı bahis organizasyonları ve yıllardır karanlıkta kalmış faili meçhul olayların yeniden gündeme gelmesi, aslında millet vicdanının bir talebidir: Hakikat ortaya çıksın.

Türk töresi der ki:

"Kutlu devletin temeli adalettir."

Adaletin olmadığı yerde güç zulme dönüşür. Hesabın sorulmadığı yerde emanet zayi olur. Milletin alın teriyle oluşan kaynakların bir kuruşunun dahi israf edilmesi veya kötüye kullanılması, sadece hukuki değil ahlaki bir meseledir.

Ancak burada önemli olan husus, hesaplaşmanın şahıslarla değil hukukla yapılmasıdır. Çünkü Türk Devleti'nin büyüklüğü, öfkeyle değil adaletle hareket etmesinden gelir. Suçlu varsa cezasını çekmeli, masum varsa itibarı korunmalıdır.

Bir başka ayette Rabbimiz şöyle buyurur:

"Kim zerre kadar hayır işlemişse onu görür. Kim de zerre kadar kötülük işlemişse onu görür."

Zilzâl Suresi 7-8

İşte o büyük hesap günü geldiğinde sadece yapan değil, görüp susan da sorgulanacaktır. Sadece iğne değil, iplik de hesap verecektir. Sadece dikiş değil, sökük de sorulacaktır.

Türk Devleti'nin bekası; adaletin, şeffaflığın ve hesap verebilirliğin güçlenmesinden geçmektedir. Devletin şerefi, suçluyu korumakta değil; suçun üzerine korkusuzca gitmektedir. Çünkü milletin vicdanı ancak hakikatle huzur bulur. Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey, tarafların değil doğruların yanında durmaktır. Makamların değil emanetin kutsallığını savunmaktır. Kişilerin değil devletin ve milletin hukukunu korumaktır.

Çünkü gün gelir, kürsüler boşalır.

Makamlar değişir.

İmzalar silinir.

Dosyalar kapanır.

Ama ilahi adaletin divanı kapanmaz.

Ve o gün geldiğinde...

İğne de hesap verecektir, İplik de...

Dikiş de sorulacaktır, Sökük de...

ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi

Şükrü PORTAKAL YAZAR