Şükrü PORTAKAL YAZAR
KONYA SİYASETİNDE AYNAYA BAKMA VAKTİ
Şükrü PORTAKAL
2026-07-14
Bir
yanda asırlık Selçuklu mirasını geleceğe taşıyan, şehircilik noktasında
Türkiye’ye parmak ısırtan devasa yatırımlar; diğer yanda ise çarşı pazarda, Bedesten
’de, mahalle bakkalında geçim mücadelesi veren vatandaşın gün gibi ortada duran
haklı feryadı... Ve tüm bu denklemin tam ortasında, sessiz ama derinden
şekillenen, ezberleri bozmaya aday yeni bir siyasi arayış. Bugün Konya yerel
siyasetine bakanlar, sadece belediye binalarının pencerelerinden görünen parlak
manzarayla yetinirse büyük yanılırlar. Çünkü bu şehrin gerçeği ne sadece
dökülen pürüzsüz asfaltlardan ne de estetik binalardan ibarettir. Büyükşehir ve
merkez ilçe belediyelerimizin vizyoner projelerini hakkıyla takdir ederken,
madalyonun diğer yüzünü de cesaretle çevirmek zorundayız. Unutulmamalıdır ki,
bir şehrin gerçek başarısı harcanan milyon liralık bütçelerle değil, o şehirde
yaşayan insanların yüzündeki tebessümle ölçülür.
Bugün
hayat pahalılığının ve ekonomik dalgalanmaların gölgesi Konya sokaklarının
üzerine de çökmüş durumda. Özellikle sabit gelirli memurlarımız, yerel
esnafımız ve ömrünü bu ülkeye hizmete adamış emeklilerimiz için geçim derdi,
artık her türlü fiziki projenin önüne geçmiş, hayati bir sınava dönüşmüştür.
Vatandaş haklı olarak soruyor: Kapısının önünden geçen lüks tramvay, hızlı tren,
mutfağındaki yangını söndürmeye yetmiyorsa yerel vizyon nerede kalıyor? İşte
tam bu noktada sosyal belediyeciliğin, üretken belediyeciliğin yani doğrudan
insana dokunan, aile bütçesine nefes aldıran yerel mikro çözümlerin devreye
girmesi şarttır. Siyasetin merkez üssü
fildişi kuleler değil, sokağın ta kendisidir ve sokak bugün hiç olmadığı kadar
yorgundur.
İşte
bu ekonomik iklim, Konya’nın o çok güvenilen, sarsılmaz sanılan geleneksel
siyasi haritasında ciddi dip dalgalar yaratıyor. Konya seçmeni her ne kadar
aidiyeti ve duruşu güçlü bir seçmen olsa da hiç kimse için çantada keklik
değildir. Klasikleşmiş, içi boş siyasi söylemlerin, sadece seçim yaklaşınca
hatırlanan yapmacık esnaf ziyaretlerinin ve vatandaşa tepeden bakan kibirli
yaklaşımların miadı artık dolmuştur.
Bugün
Konya insanı; arkasını şu veya bu cemaate, tarikata, kapalı kliklere ya da
çıkar odaklı yapılara yaslayan değil, gücünü sadece ve sadece milletten alan
liderler görmek istiyor. Bu şehrin
geleceğinde, kapalı kapılar ardında yapılan hesapların değil; şeffaf,
liyakatli, her türlü klikten uzak ve yalnızca halka hesap veren ilkeli
siyasetçilerin hükmü olmalıdır. Vatandaş, kendi derdiyle gerçekten
dertlenen, kendisini samimiyetle ve göz hizasında dinleyen, kibirden arınmış
idarecileri özlüyor. Ankara’nın koridorlarında veya dar grup çıkarlarında
değil, Konya’nın meydanlarında
vatandaşla omuz omuza durmayı başaran, sokağın sesini korkusuzca haykıran
yapılar geleceğe kalacaktır. Mesafesini koruyanlar, belli yapıların
gölgesinde siyasetçilik oynayıp sokağın sesine kulağını tıkayanlar ise ilk
sandıkta hiç beklemedikleri bir faturayla yüzleşmek zorunda kalacaklardır.
Özetle; Konya yerel siyasetinin
geleceğini artık sadece büyük projeler değil, siyasetçinin samimiyeti,
bağımsızlığı ve sokağın ekonomik gerçeğiyle kurduğu bağ belirleyecektir. Kulağı
şehrin bu sessiz ama kararlı çığlığında olanlar kazanacak, gerisi ise tarihin
sayfalarında birer dipnot olarak kalacaktır.

ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi
YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
YORUM YAP