Şükrü PORTAKAL YAZAR
KURT MEYDANI BEKLER, MİLLET HÜKMÜNÜ VERİR
Şükrü PORTAKAL
2026-06-06
"Sahibine güvenip havlayan
köpeği, ininde sabırla bekleyen kurt meydanda boğarmış."
Türk
milletinin asırlardır hafızasında yaşayan bu söz, yalnızca bir atasözü
değildir. Bu söz; sabrın, vakarın, haklı duruşun ve zamanı geldiğinde
gösterilen iradenin tarifidir.
Bugün
Türkiye siyasetine baktığımızda ne yazık ki meydanların sesinin yükseldiğini,
fakat sözün değerinin düştüğünü görüyoruz. Birbirine hakaret edenler, milletin
sorunlarından çok rakipleriyle uğraşanlar, siyasi çıkar uğruna her türlü ilkeyi
bir kenara bırakanlar ekranları dolduruyor. Ancak unutulmamalıdır ki Türk milleti gürültüye değil, icraata bakar.
Siyaset; şahsi hesaplaşmaların
değil, millet sevdasının makamıdır.
Kur'an-ı
Kerim'de Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
"Allah size emanetleri ehline
vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi
emreder." (Nisa Suresi, 58)
Bu
ayet devlet yönetiminin özeti niteliğindedir. Çünkü makamlar bir ganimet değil,
emanettir. Emanetin sahibi ise millettir. Millete hizmet için verilen makamları
kişisel ikbal kapısı olarak görenler, günü kurtarsalar da tarihin huzurunda
hesap vermekten kurtulamayacaktır.
Türk
devlet geleneğinde ise töre her şeyin üzerindedir. Kağan da olsa, bey de olsa
törenin dışına çıkamaz. Çünkü töre; adalettir, liyakattir, milletin hukukunu
korumaktır. Orhun Abideleri'nden bugüne uzanan devlet anlayışımızın temelinde
millet vardır. Devlet millet için
vardır; millet devlet için değil.
Bugün
siyasetin yeniden bu anlayışa dönmesi gerekmektedir.
Milletimiz
ekonomik sıkıntılarla mücadele ederken, gençlerimiz
gelecek kaygısı yaşarken, emeklilerimiz
ve çalışanlarımız alın terinin
karşılığını beklerken siyasetin günlük polemiklere teslim olması kabul
edilemez. İnsanlarımız kavga değil çözüm görmek istemektedir.
Türkiye'nin ihtiyacı siyasi arınmadır.
Bu
arınma; bir partinin ya da bir görüşün değil, bütün siyaset kurumunun
ihtiyacıdır. Liyakatın yeniden esas alınması, devlet ciddiyetinin korunması,
milletin değerlerine saygı gösterilmesi ve ahlaklı
siyasetin hâkim kılınması artık bir tercih değil zorunluluktur.
Çünkü
millet her şeyi görmektedir.
Kimin
hizmet için çalıştığını, kimin makam için mücadele ettiğini; kimin milletin
yanında durduğunu, kimin sadece günü kurtarmaya çalıştığını bu aziz millet çok
iyi bilmektedir.
Kurt sabırlıdır.
Bozkırın
efendisi gereksiz yere ses çıkarmaz. Zamanı geldiğinde ortaya çıkar ve hükmünü
koyar. Türk milleti de böyledir. Sessizliği zayıflık sananlar, milletin sabrını
yanlış okuyanlar geçmişte olduğu gibi bugün de yanılacaklardır.
Siyasetin
dili temizlenmeli, ahlakı güçlenmeli, milletin derdi yeniden siyasetin
merkezine yerleşmelidir.
Çünkü devletler sadece ekonomiyle değil; adaletle,
ahlakla ve milletin güveniyle ayakta kalır.
Ve
unutulmamalıdır ki;
Meydanlarda
en çok bağıranlar değil, millet için en çok çalışanlar kazanır.
Kurt meydanı bekler.
Millet
ise günü geldiğinde hükmünü verir.
‘’Önce
Ülkem ve Milletim. Sonra Partim ve ben’’
ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi
YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
YORUM YAP