avatar

Şükrü PORTAKAL YAZAR

BU BİR ANKARA DEDİKOSUDUR

Şükrü PORTAKAL

2026-08-15

45.800 Lira Mesele Değil, Asıl Mesele Adalet

Efendim Ankara’dan kulağımıza sesler geliyor. Yeni bir torba hazırlığı başlamış. Bekleyelim görelim de bu konuda fikrimizi şöyle beyan edelim.

Türkiye’de artık her yeni rakamın arkasından aynı soru geliyor:

Bu para insanı yaşatmaya yetecek mi?

Gündeme gelen 45.800 liralık asgari ücret iddiası da bu yüzden yalnızca bir rakam değildir. Milyonlarca insanın mutfak hesabıdır, kirasıdır, elektrik faturasıdır, çocuğunun okul masrafıdır. Emekçinin ay sonunu getirip getiremeyeceğinin hesabıdır.

Fakat burada daha büyük bir mesele var.

Bir ülkede asgari ücretin kaç lira olduğu kadar, o ücretin alım gücünün ne olduğu da önemlidir.

Bugün 45.800 lira kulağa büyük bir rakam gibi gelebilir. Ama kira, gıda, ulaşım ve temel ihtiyaçların karşısında eriyip gidiyorsa, rakam büyümüş; vatandaşın hayatı büyümemiş demektir.

İşte devlet aklı tam burada devreye girmelidir.

Torba yasalarla bir şeyleri düzeltmeye çalışmak yerine, vatandaşın hayatını baştan sona etkileyen ekonomik düzenin bütününü ele almak zorundayız.

Çünkü mesele sadece asgari ücretli değildir.

Emekli de bu ülkenin insanıdır.

Memur da işçi de esnaf da çiftçi de aynı ekonomik düzenin içerisindedir.

Videoda gündeme getirilen 3600 ek gösterge meselesi de bu açıdan önemlidir. Eğer yıllarca devlete hizmet etmiş insanların hakları arasında adalet kurulacaksa, bu adalet belirli bir kesime değil, hakkaniyet ölçüsüne göre oluşturulmalıdır.

Devlet, vatandaşına “Sen hangi sınıftasın?” diye değil,

“Hakkın nedir?” diye bakmalıdır.

Üniversite mezununun emeği, işçinin alın teri, memurun hizmeti, askerin fedakârlığı, emeklinin yıllarca verdiği hizmet birbirinden kopuk meseleler değildir.

Hepsi aynı devletin vatandaşlarıdır.

Bugün Türkiye'nin en büyük ekonomik problemi yalnızca enflasyon değildir.

Öngörülemeyen bir gelecek korkusudur.

İnsanlar maaşını aldığında ne kadar zam geldiğini değil, o maaşla gelecek ay ne alabileceğini hesaplıyor.

Emekli maaşını aldığında “Rahat eder miyim?” diye değil, “Elektrik mi, pazar mı, ilaç mı?” diye düşünüyor.

Asgari ücretli maaşını aldığında daha ilk hafta kira ve faturaları hesaplıyor.

Bu tabloyu değiştirmeden yalnızca rakamları değiştirmek, yaranın üzerine pansuman yapmaktır.

Türkiye'nin ihtiyacı olan şey popülist rakamlar değil, adil bir gelir dağılımıdır.

Rekabet halkı ezdirmemeli, halkın refahını artırmalıdır.

Üreten kazanmalı.

Çalışan kazanmalı.

Emek veren karşılığını almalı.

Devlet ise bu düzenin hakemi olmalıdır.

Çünkü güçlü devlet yalnızca büyük bütçesi olan devlet değildir.

Vatandaşının sofrasındaki ekmeği büyüten devlettir.

Bugün 45.800 lira konuşuluyor.

Yarın başka bir rakam konuşulacak.

Ama biz rakamların peşinden koşarken asıl soruyu unutmayalım:

Bu ülkede insan gibi yaşamak neden her geçen gün daha pahalı hale geliyor?

Cevabı bulmadan hiçbir rakam bizi gerçek anlamda zenginleştiremez.

Çünkü mesele maaşın kaç lira olduğu değil…

O maaşın karşısında insanın onuruyla yaşayabilip yaşayamadığıdır.

Devletin görevi vatandaşa sadece yaşama hakkı vermek değildir.

İnsanca yaşama şartlarını da sağlamaktır.

Ve bunun adı ekonomiden önce adalettir.

Not: Esnaf bize bu yük ağır demesin. Gelen duyumlara göre Sosyal Güvenlik Primleri Hükümet tarafından karşılanacakmış.


ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi

Şükrü PORTAKAL

Şükrü PORTAKAL YAZAR