avatar

Şükrü PORTAKAL YAZAR

EMEKLİ ADALET BEKLİYOR

Şükrü PORTAKAL

2026-07-02

Adalet gecikirse Vicdan yaralanır. "Devletin temeli adalettir."

Bu söz, yalnızca mahkeme salonlarının duvarlarını süsleyen bir cümle değildir. Türk devlet geleneğinin özü, töremizin ruhu ve medeniyetimizin vicdanıdır. Adalet zedelendiğinde sadece birey değil, devlet ile millet arasındaki güven bağı da yara alır.

2008 yılında sosyal güvenlik sisteminde yapılan düzenlemelerle emekli aylıklarının hesaplanma yöntemi değişmiş, aylık bağlama oranlarının düşmesi nedeniyle aynı yıllar boyunca çalışan, benzer prim ödeyen pek çok vatandaş farklı emekli aylıkları almaya başlamıştır. Bu durum yıllardır milyonlarca emeklinin "intibak" talebini gündemde tutmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesi, devletimizi "sosyal bir hukuk devleti" olarak tanımlar.

Sosyal devlet; alın terini koruyan, emeğin karşılığını gözeten ve vatandaşını yaşlılığında yalnız bırakmayan devlettir.

Anayasa'nın 10. maddesi ise çok açıktır:

"Herkes kanun önünde eşittir."

            2008 sonrası emekli olanların maaş bağlanma oranları bu ilkeye istinaden 2008 öncesi emekli olanlarla aynı oranda olması Emeklinin anayasal hakkıdır.

Kanun önünde eşitlik, aynı emeği veren insanların haklarında da hakkaniyetin gözetilmesini gerektirir. Benzer çalışma hayatına ve benzer prim ödemelerine rağmen yalnızca emekli olunan tarihe göre büyük aylık farklılıklarının oluşması, toplumda adalet duygusunun tartışılmasına neden olmaktadır. Bu nedenle emeklilerin intibak beklentisi yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda hukuk ve hakkaniyet meselesidir. 2008 de bozulan kantar 2026 da düzeltilmelidir.

Türk töresi de adalet üzerine kurulmuştur. Atalarımız "Töre bozulursa il bozulur." diyerek devletin gücünün kılıçtan önce adaletle ayakta duracağını öğretmiştir. Hükümdarın görevi hazineyi büyütmekten önce mazlumun hakkını korumaktır. Çünkü Türk devlet anlayışında milletin duası, adaletle kazanılır.

Yüce Allah da Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır:

"Şüphesiz Allah adaleti, iyiliği ve yakınlara yardım etmeyi emreder..." (Nahl Suresi, 90. ayet)

Bir başka ayette ise:

"Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun..." (Nisâ Suresi, 135. ayet)

 

Bu ilahi emirler, adaletin yalnızca mahkemelerde değil; çalışma hayatında, ücrette, emeklilikte ve sosyal güvenlikte de uygulanmasını emretmektedir. Dini Siyasal bir amaç değil, Millet nezdinde ayetleri uygularsanız hem Yüce Yaradan hem de kullar sizden razı olacaktır.

 

Bugün emekliler ayrıcalık istemiyor. Kimsenin hakkına göz dikmiyor. Yalnızca yıllarca ödedikleri primlerin karşılığının hakkaniyetle verilmesini ve aylık bağlama sisteminden kaynaklandığını düşündükleri mağduriyetlerin giderilmesini talep ediyorlar.

Temmuz ayı, bu beklentiyi karşılamak için önemli bir fırsattır. Yapılacak hakkaniyet esaslı bir intibak düzenlemesi, milyonlarca emeklinin yüzünü güldürmekle kalmayacak; devletin sosyal hukuk devleti niteliğini güçlendirecek, milletin adalet duygusunu pekiştirecektir.

Çünkü adalet, devleti yücelten en büyük kuvvettir.

Ve unutulmamalıdır ki; adaletin hüküm sürdüğü yerde huzur vardır, huzurun olduğu yerde ise güçlü Türkiye vardır.

Mademki Türk Asrını inşa etmek istiyoruz, haydi o zaman GÜÇLÜ DEVLET, Huzurlu Millet ile olur diyelim ve adaleti tesis edelim.


ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi

Şükrü PORTAKAL YAZAR