avatar

Mehmet SERİN YAZAR

Makamdan Sonra

Mehmet SERİN

2026-06-14

Tecrübenin değeri görevdeyken ortaya çıkar. Hikmetin değeri ise görevden sonra anlaşılır.

 

Konya Ticaret Odası gibi köklü kurumlar yalnızca üyelerine hizmet veren yapılar değildir. Aynı zamanda şehrimizin ticari hafızasını, temsil kabiliyetini ve itibarını taşıyan müesseselerdir.

 

Bu nedenle oda başkanlığı sıradan bir yöneticilik görevi olarak değerlendirilemez.

 

Bir oda başkanı şehrimizin ticari vitrini niteliğindedir. Ankara'da şehrimizin yüzüdür. Kamu ile iş dünyası arasında köprü kurar. Yatırımcıyla ilk teması gerçekleştirir. Gerektiğinde iş dünyasının sözcüsü olur, gerektiğinde şehrimizin menfaatleri için ağırlığını ortaya koyar.

 

Dolayısıyla oda başkanlarından yalnızca idarecilik değil; temsil kabiliyeti, şahsiyet, itibar ve liderlik de beklenir.


Konya Ticaret Odası'nın geçmişine baktığımızda bu makamın her zaman güçlü şahsiyetler tarafından temsil edildiğini görüyoruz. Her dönemin kendine göre başarıları, eksikleri ve zorlukları olmuştur. Bugün de mevcut Başkan Sayın Selçuk Öztürk'ün şehirde sevilen, saygı duyulan ve temsil kabiliyeti yüksek bir isim olduğu konusunda geniş bir mutabakat bulunduğu söylenebilir. Kendisi hakkında şahsi harcamalarını kuruma yüklemediği, birçok masrafı kendi imkânlarıyla karşıladığı yönünde yaygın bir kanaat bulunmaktadır. Bu da toplum nezdinde oluşan güven duygusunun önemli sebeplerinden biridir.

 

Ancak kurumların geleceği söz konusu olduğunda mesele şahısların ötesinde değerlendirilmelidir.

 

Çünkü bir liderin başarısı yalnızca görevde bulunduğu dönemde yaptığı hizmetlerle ölçülmez. Aynı zamanda kendisinden sonraki döneme nasıl bir zemin hazırladığıyla da ölçülür.

 

Uzun yıllar görev yapan insanlar zamanla makamı değil, tecrübeyi de temsil etmeye başlarlar. Fakat tecrübenin asıl kıymeti biriktirilmesinden ziyade aktarılabilmesindedir.

 

Her makamın bir geliş zamanı olduğu gibi bir bırakılma zamanı da vardır.

 

Kurumlar için en sağlıklı dönemler, görevi devredenlerin kırgın olmadığı, görevi devralanların ise geçmişle kavga etmek zorunda kalmadığı dönemlerdir. Çünkü enerjinin hesaplaşmaya değil, geleceğe harcandığı dönemlerde hem temsil gücü hem de kurumsal hafıza korunur.

 

Bir kurumun gerçek zenginliği sahip olduğu bina, bütçe veya iştirakler değildir. Gerektiğinde sorumluluk üstlenebilecek ehliyette, itibarda ve temsil kabiliyetinde insanların çokluğudur.

 

Liderlerin etrafında zamanla dostluklar, hatıralar ve sadakat halkaları oluşur. Bu son derece doğaldır. Ancak bu halkaların en kıymetli vazifesi mevcut düzeni korumak değil, yarının sorumluluk sahiplerinin yetişmesine katkı sunabilmektir.

 

Çünkü bir başkanın geride bırakacağı en değerli miras kazandığı seçimler değil, görevi devraldığında kurumu daha ileri taşıyabilecek insanların varlığıdır.

 

Makam insana itibar kazandırabilir. Fakat itibarı makamdan sonra da taşıyabilmek başka bir meziyettir.

 

Bu satırların amacı herhangi bir seçim sürecine müdahil olmak veya herhangi bir görev talebini dile getirmek değildir. Aksine, şehrimizin köklü kurumlarında temsil, tecrübe ve devir kültürü üzerine düşünmeye davettir.

Çünkü makamlar gelip geçicidir. Tecrübe aktarılabilir. Yetki devredilebilir. Fakat itibar, insanın görevden sonra taşıdığı en kıymetli sermayedir.

ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi

Mehmet SERİN YAZAR