Şükrü PORTAKAL - Siyasetçi/Yazar YAZAR
Rakamlardan Önce İnsana Bakmak
Şükrü PORTAKAL - Siyasetçi/Yazar
2026-08-29
Devletlerin gücü sadece ordularıyla, fabrikalarıyla veya
bütçeleriyle ölçülmez. Asıl güç; milletinin geleceğe güvenle bakabilmesidir.
Bugün Türkiye'nin ekonomik tablolarına baktığımızda farklı rakamlar görüyoruz.
Kimi büyüme oranlarını anlatıyor, kimi ihracat rakamlarını, kimi enflasyonu,
kimi faizleri...
Ancak çarşıya çıktığınızda, sanayi sitesine uğradığınızda,
bir köy kahvesinde oturduğunuzda veya bir emeklinin evine misafir olduğunuzda
karşınıza çıkan soru aynıdır:
"Yarın bugünümüzden
daha iyi olacak mı?"
Türk sanayicisi bugün üretmek istiyor. Fabrikalarını
büyütmek, yeni yatırımlar yapmak, daha fazla insanı istihdam etmek istiyor.
Ancak yüksek maliyetler, finansmana erişim zorlukları ve belirsizlikler
karşısında önünü görmekte zorlanıyor. Türk sanayicisinin hükümetten beklentisi;
öngörülebilir bir ekonomi ve üretimi teşvik eden bir iklimdir.
Türk esnafı ise bu milletin omurgasıdır. Mahalleyi ayakta
tutan, şehrin hafızasını taşıyan esnaflarımız artan giderler karşısında ayakta
kalma mücadelesi veriyor. Esnafın beklentisi büyük değildir; adaletli rekabet,
makul maliyetler ve vatandaşın alım gücünün yükselmesidir.
Köylümüzün beklentisi daha da nettir. Toprağa attığı tohumun
karşılığını almak ister. Gübre, mazot, yem ve üretim maliyetleri arttıkça köylü
üretmekten vazgeçme noktasına gelmemelidir. Çünkü Türk töresi der ki; "Toprak işlenirse vatan olur."
Köylü kazanırsa şehir de kazanır, devlet de kazanır.
Memurlarımız yıllarca eğitim alarak devlet hizmetine giriyor.
Bugün birçok memur, maaşını aldığı gün temel ihtiyaçlarını hesaplamak zorunda
kalıyor. Memurun beklentisi ayrıcalık
değil; emeğinin karşılığını alabilmektir. Devletin itibarı, kamu görevlisinin
huzuruyla da ölçülür.
İşçilerimiz alın teriyle ülkenin üretim gücünü oluşturuyor.
Fabrikada, inşaatta, atölyede çalışan milyonlarca emekçi, emeğinin karşılığını
almak ve ailesine güvenli bir gelecek sunmak istiyor. İşçinin beklentisi; hakkaniyetli ücret ve sosyal güvencedir.
Emeklilerimiz ise hayatlarının en verimli yıllarını bu ülkeye
hizmet ederek geçirdiler. Bugün birçok emekli, geçim hesapları yapmak zorunda
kalıyor. Oysa emeklilik, geçim kaygısının değil, huzurun dönemi olmalıdır. Emeklilerimizin beklentisi insan onuruna
yakışır bir yaşamdır.
Ve Geleceğimizin teminatı Türk gençliği...
Belki de en önemli mesele budur.
Gençlerimiz iş bulmak, ev kurmak, gelecek planı yapmak
istiyor. Birçoğu ülkesini seviyor, burada yaşamak ve üretmek istiyor. Ancak
umut zayıfladığında beyinler başka ülkelere yöneliyor. Türk gençliğinin hükümetten beklentisi yalnızca iş değildir; adalet,
liyakat ve gelecek umududur.
Kur'an-ı Kerim'de Nahl Suresi'nin 90. ayetinde şöyle
buyrulur:
"Şüphesiz Allah
adaleti, iyiliği ve yakınlara yardım etmeyi emreder."
Ekonominin özü de budur.
Adalet.
Töremiz de aynı hakikati söyler. Devlet; millet için vardır. Milletin huzuru, devletin gücüdür.
Bugün sanayicinin, esnafın, köylünün, memurun, işçinin, emeklinin ve gencin ortak beklentisi; kavga değil çözüm, vaat değil sonuç, belirsizlik değil güvendir.
Çünkü milletin
beklentisi büyümek değil sadece; büyümeden pay almak, ürettiğinin karşılığını
görmek ve yarına umutla bakabilmektir.
Ekonomik göstergeler bir
ülkenin fotoğrafını çeker. Ancak milletin yüzündeki tebessüm, o fotoğrafın
gerçek anlamını ortaya koyar.
ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi
YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
YORUM YAP