Şükrü PORTAKAL YAZAR
SOFRADA GEÇİM MÜCADELESİ
Şükrü PORTAKAL
2026-06-30
Dünya
Kupası'nda alınan sonuçlar yalnızca futbolun değil, bir ülkenin moral ikliminin
de göstergelerinden biridir. Elbette futbol ile ekonomi aynı şey değildir.
Ancak milyonların ortak heyecanı olan millî takımın başarısızlığı, ekonomik
sıkıntılarla birleştiğinde toplumun umudunu daha da zayıflatabiliyor.
Bugün
milyonlarca vatandaşın gündeminde futbol skorlarından çok, mutfaktaki hesap,
pazardaki etiket ve ay sonunda ödenecek faturalar var.
Hükümet’in
uyguladığı ekonomi programı enflasyonu düşürmeyi, mali disiplini sağlamayı ve
piyasalarda güven oluşturmayı hedefliyor. Bu hedefler uzun vadede olumlu
sonuçlar verebilir. Ancak kısa vadede yüksek faiz, daralan iç piyasa ve artan
finansman maliyetleri; üreticiyi, esnafı ve sabit gelirliyi zorlamaya devam
ediyor.
Temmuz ayı, işçi, memur ve emekli için yalnızca
zam ayı değildir; aynı zamanda yılın ikinci yarısının nasıl geçeceğine dair
önemli bir dönüm noktasıdır.
Asgari
ücretli, aldığı zammın birkaç ay içinde enflasyon karşısında erimesini
istemiyor.
Memur,
maaşının kira ve temel ihtiyaçlar karşısında yeniden yetersiz kalmamasını
bekliyor.
Emekli,
yıllarca verdiği emeğin karşılığını insanca yaşayabileceği bir gelirle almak
istiyor.
Küçük
esnaf, müşteri sayısının artmasını, krediye ulaşabilmeyi ve kepenk kapatmamak
için mücadele vermemeyi arzuluyor.
Sanayici
ise üretim maliyetlerinin düşmesini, finansmana daha uygun şartlarda
erişebilmeyi ve ihracat pazarlarında rekabet gücünün korunmasını bekliyor.
Önümüzdeki altı aylık süreç kolay görünmüyor.
Enflasyonda kademeli gerileme yaşansa bile vatandaşın bunu günlük hayatında
hissetmesi zaman alacaktır. Piyasaların yeniden canlanması, yatırım iştahının
artması ve alım gücünün yükselmesi için yalnızca ekonomik göstergelerin değil,
toplumdaki güven duygusunun da güçlenmesi gerekiyor.
Ekonomi
yalnızca rakamlardan ibaret değildir. Ekonomi; evine ekmek götüren işçinin alın
teridir, emeklinin yılların karşılığıdır, memurun ay sonu hesabıdır, esnafın
siftahıdır, sanayicinin üretim bandıdır.
Bugün
Türkiye'nin en büyük ihtiyacı, üretimi artıran, adil gelir dağılımını
destekleyen ve vatandaşın alım gücünü kalıcı biçimde yükselten politikalardır.
Sahada
kaybedilen bir maç telafi edilebilir. Ancak ekonomide kaybedilen güveni yeniden
inşa etmek çok daha uzun zaman ister.
Temmuz
sonrası dönem, yalnızca açıklanacak zam oranlarıyla değil; vatandaşın cebindeki
paranın ay sonuna kadar yetip yetmediğiyle değerlendirilecektir. Çünkü gerçek
başarı, istatistiklerde değil, milletin günlük hayatında hissedildiği zaman
anlam kazanır.
ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi
YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
YORUM YAP