avatar

Nazım PEKER - Eğitimci/Yazar YAZAR

BAHÇELİ NEDEN SEÇİM KANUNU DEĞİŞMELİ DEDİ

Nazım PEKER - Eğitimci/Yazar

2026-08-31

Bizde çok güzel ve okkalı bir söz vardır: “Bayram değil, seyran değil eniştem beni neden öptü?”

                Seçim var mı, yok.

                Seçim tarihi belli mi? Değil.

                Bahçeli bu isteğini neden dillendirdi?

                Yoksa o güzel sözdeki gibi mi; “köyün ağası kendi söyleyemediği sözleri köyün divanesine söyletirmiş” Ya.

                Son yıllarda Sn. Bahçeli, ülkücü tavır ve ilkeye aykırı isteklerde bulunmasıyla ön planda.

                Sn. Erdoğan akıllı siyasetçidir.

                Toplumun nabzını tutmayı, anketlere değer vermeyi iyi bilir. CHP’yi böldü, İyi Parti’den üç parti çıkardı.

                Bütün bunlara karşın, yine de istediği seçilecek oyu alamıyor.

                Seçimi kaybettiğinde de olacakları iyi biliyor.

                Onun için seçim sistemiyle oynayıp, seçilme şansını yükseltmek mi istiyor?

                Bugün (Ereğli) Yunus Emre Parkı’nda konuştuğum 10 kadar emeklinin ortak görüşü şöyle:

                Halk desteği azaldıkça, seçimi kazanmak için yeni projeler ve seçim sistemleri mi aranıyor?

                Sn. Erdoğan AKP’nin başında olduğu sürece demokratikleşme olacağını beklemek saflık olur.

                Açık oy verme, kapalı tasnif olamayacağına göre, Bilge (!) liderin,” Seçim sistemi ve Siyasi Partiler Yasası değişmeli” demesindeki amaç ve murat ne ola ki?

                Dar bölge çoğunluk seçim sistemi düşünülüyor mu?

                AKP’nin tavanı da tabanı da bize özgü ucube Partili Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi yürümüyor, çalışmıyor, heyecan üretmiyor, halkın beklentilerine yanıt vermiyor. Özetle sistem, beklenenden de erken İFLAS etti. Kanaatindeler

                Bir yol bulunmalı hem de acilen:

                Emekliler bunu da düşünmüşler:

                Yeni bir Anaysa yapılmalı, halkın endişesini giderecek, gazını alacak bir Anayasa. Apo’nun temsil ettiği kürtlere eşit yurttaşlık, “Terörsüz Türkiye “kılıflı kurucu ortaklık halkın tepkisini çeker,

                Fransız tipi başkanlık mı olmalı?

                İspanya’daki gibi güvenlik konusunda tam yetkili özerk bölgeler mi olmalı?

                Kendini Kürt sayan çoğunluğun oyu böylece alınabilsin.

                Emekliler diyor ki, “bey efendi siz farkında değil misiniz? AKP içinde bile artık açıkça dillendirilen, “Reis yaşlandı, sağlığı da iyi değil” deniyor.

                İnanın ben de ilk kez böyle bir tespit duydum. Bizim insanımız samimi olunca nasılda samimi konuşup, fikir beyan ediyor.

                Hayret!

                 Devam ediyorlar:

                Mekke anlaşması kime karşı yapıldı ki? Sözde İsrail ama özde İran’a karşı değil mi?

                Bunu fırsat bilen Suudi Araplar, sözde kaynak aktarımı adıyla her şeylerimizi satın almayacaklar mı?

                İran, ABD ve İsrail’e milli devlet nasıl olur dersi vermedi mi? Bunun acısı bir yerlerden çıkmayacak mı?

                Korkarız ki, Çerçeve Yasaya” giren dağlardan inen PKK terör örgütü ileri gelenleri, O özerk bölgenin yöneticileri olamazlar mı? (AKP ve MHP’nin bunu iyi değerlendirmesi gerekir.)

                Emekli hukukçu olduğunu sandığım birisi: “bunları kabus senaryosu sanabilir ya da saya bilirsiniz. Paranoya değil, perşembenin gelişi çarşambadan belli değil mi?

                Her Türk’ün her siyasetçinin derin düşünüp öyle karar vermesi gereken bir zamandayız. Dış güçlerde, birilerinin iktidarı bitmeden, çok şeyler koparma gayretindeler.

                İnanın ben böyle derin düşünce ve ülke kaygısını taşıyan bu emeklileri saygıyla dinledim ve saygıyla selamlıyorum. Boşuna dememişler bu asil millet için: “çarıklı erkan-ı Harp” diye

                Fakat inanın KORKTUM.

                Esen kalınız.                                                       

ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi

Nazım PEKER - Eğitimci/Yazar

Nazım PEKER - Eğitimci/Yazar YAZAR