Şükrü PORTAKAL YAZAR
DEVLET AKLI NOTLARI – 11
Şükrü PORTAKAL
2026-08-03
Devletin En Büyük Gücü
Güvendir
Güç denildiğinde çoğu insanın aklına önce ordu gelir. Kimileri ekonomik
büyüklüğü, kimileri teknolojik üstünlüğü, kimileri de siyasi nüfuzu düşünür.
Elbette bunların her biri güçlü bir devletin vazgeçilmez unsurlarıdır. Ancak
tarihin bize öğrettiği en önemli gerçek şudur: Bir devleti asıl güçlü yapan ne
sahip olduğu silahlar ne kasasındaki para ne de sınırlarının genişliğidir. Devleti ayakta tutan en büyük güç,
milletinin ona duyduğu güvendir.
Bir devlet, vatandaşının gönlünde güven duygusu oluşturabiliyorsa, en
zor zamanlarda bile ayakta kalmayı başarır. Güven sarsıldığında ise en güçlü
orduların, en yüksek binaların ve en büyük bütçelerin bile tek başına bir
anlamı kalmaz. Çünkü devlet ile millet arasındaki bağ, kanunlardan önce güven
üzerine kuruludur.
Türk devlet geleneği, binlerce yıllık tarihinde bu gerçeği defalarca
ispat etmiştir. Hunlardan Göktürklere, Selçuklulardan Osmanlıya, Cumhuriyete
kadar uzanan çizgide devlet; yalnızca hükmeden bir güç değil, aynı zamanda
milletin sığındığı bir çınar olmuştur. Türk hükümdarları "devlet ebed
müddet" ülküsünü benimserken bunun ancak milletin rızası, adalet ve güven
ile mümkün olacağını biliyorlardı.
Eski Türklerde Kağanın en büyük görevi yalnızca ülke fethetmek değildi.
Aç olanı doyurmak, çıplağı giydirmek, mazlumun hakkını korumak ve töreyi
yaşatmaktı. Orhun Yazıtlarında Bilge
Kağan'ın, "Aç milleti doyurdum, çıplak milleti giydirdim." sözleri
yalnızca bir övünme değildir; devletin varlık sebebini anlatan tarihî bir
beyandır. Çünkü millet, kendisini koruyan devlete güven duyar; güven duyduğu
devleti de son nefesine kadar savunur.
Bugün de değişen hiçbir şey yoktur. Teknoloji değişmiş, çağ değişmiş,
yönetim biçimleri dönüşmüş olabilir. Fakat insanın devletten beklentisi
aynıdır: Adalet görmek, hakkının korunacağına inanmak ve geleceğe güvenle
bakabilmek.
Adaletin olmadığı yerde
güven yeşermez. Liyakatin olmadığı yerde güven kalıcı olmaz. Şeffaflığın olmadığı
yerde dedikodu, kutuplaşma ve huzursuzluk büyür. Bu nedenle devlet aklı, günü
kurtaran popülist adımların değil; uzun vadede güven inşa eden politikaların
peşinden gider.
Millet, zor günlerde devletine bakar. Depremde, selde, ekonomik
sıkıntıda, güvenlik tehdidinde vatandaşın ilk sığındığı kapı devlettir. Devlet
o gün güçlü durursa millet de dimdik ayakta kalır. İşte gerçek güç budur; korku
salan değil, güven veren devlet olabilmektir.
Tarih, güvenini kaybeden devletlerin yıkılış hikâyeleriyle doludur.
Roma'dan Osmanlı'nın son dönemine kadar birçok örnekte görüldüğü gibi, içten
zayıflayan yapıların ortak sorunu yalnızca ekonomik sıkıntılar değil, devlet
ile toplum arasındaki güven bağının aşınması olmuştur. Buna karşılık, milletiyle aynı hedefe yürüyen devletler en
ağır badireleri aşmayı başarmıştır.
Bugünün dünyasında güven sadece iç politikada değil, dış politikada da
stratejik bir değerdir. Sözüne güvenilen bir devlet, masada daha güçlüdür.
Anlaşmalarına sadık kalan bir devlet, uluslararası alanda daha fazla itibar
görür. İtibar ise satın alınamaz; yıllar içinde tutarlı bir duruşla inşa
edilir.
Devlet aklı, sadece bugünü değil, yarını da düşünür. Çocukların daha
güvenli bir ülkede yaşamasını, gençlerin geleceğe umutla bakmasını, yaşlıların
huzur içinde ömür sürmesini hedefler. Bunun yolu da güven veren kurumlar,
adaletli yönetim ve milletle aynı istikamette yürüyen bir devlet anlayışından
geçer.
Unutmamak gerekir ki; güven bir günde kazanılmaz, fakat bir yanlışla
zedelenebilir. Bu yüzden devlet yönetiminde her karar, her söz ve her uygulama;
milletin güvenini güçlendirecek bir hassasiyetle ele alınmalıdır. Devletin
gerçek sermayesi yalnızca bütçesi değil, vatandaşının gönlündeki itibarıdır.
Sonuç olarak; güçlü devletin temeli yalnızca ekonomi, askerî kudret veya
diplomatik başarı değildir. Bütün bunları ayakta tutan görünmez sütun, milletin
devlete olan güvenidir. Güven varsa birlik vardır. Birlik varsa güç vardır. Güç
varsa devlet, geleceğe emin adımlarla yürür.
Devlet aklı; korkuyla
itaati değil, güvenle sadakati inşa eder. İşte devletin en büyük gücü de budur.
ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi
YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
YORUM YAP