Şükrü PORTAKAL YAZAR
HAYIR!
Şükrü PORTAKAL
2026-07-26
Sen hiçbir zaman dost olmadın
Hiç, hiçbir zaman destek olmadın
Yıllarca hep sustum ama
Bir tek şey istiyorum senden
Onurlu bir yabancı gibi
Lütfen artık, çık git bu evden
Hayır, hayır, boşuna yalvarma
İnanmıyorum sana
Barış Manço'nun Hayır’ı kimeydi?
Bazı şarkılar vardır; notaları kulağa ulaşır. Bazıları ise
doğrudan vicdana dokunur. Barış Manço'nun "Hayır" teması üzerine
kurduğu bu eser, yalnızca bir müzik çalışması değil, aynı zamanda insanın
iradesine, aklına ve karakterine yapılmış güçlü bir çağrıdır.
İlk bakışta eser, keskin bir itiraz gibi görünür. Ancak biraz
durup düşündüğümüzde bunun öfkeye değil, şuura dayanan bir "hayır" olduğunu fark ederiz. Barış Manço, dinleyicisini
isyana değil; sorgulamaya davet eder.
Çünkü insanı insan yapan, sadece "evet" diyebilmesi
değildir. Gerektiğinde yanlışa "hayır" diyebilmesidir.
Bu eserin yazıldığı dönem ile bugünün dünyası arasında
teknoloji açısından büyük farklar var. Ama insanın zaafları değişmedi. Dün
kulaktan kulağa yayılan yanlışlar vardı, bugün saniyeler içinde milyonlara
ulaşan bilgi kirliliği var. Dün sloganlar vardı, bugün algoritmalar var. Fakat
değişmeyen bir gerçek var: Düşünmeyen
insan, başkasının düşüncesini yaşar.
Barış Manço'nun sanat anlayışı da tam burada farklılaşır. O,
dinleyicisine hazır cevaplar vermekten çok, doğru soruları sordurmayı tercih
etti. Şarkılarında Anadolu irfanını, Türk kültürünü, aileyi, ahlakı ve insan
olmanın sorumluluğunu anlattı. Eğlendirirken düşündürdü; düşündürürken de
kırmadan uyardı.
"Hayır" da bu çizginin güçlü
örneklerinden biridir. Buradaki reddediş; hakikate değil, hakikatin üzerini
örten her şeye yöneliktir. İnsanı
kendisi olmaktan uzaklaştıran sahteciliğe, menfaate, kör bağlılığa ve
sorgulamadan kabullenmeye karşı yükselen bir sestir.
Türk devlet geleneği de aynı anlayışı taşır. Devlet aklı; alkışa değil, doğru karara
ihtiyaç duyar. Sadakat değerlidir; ancak sadakatin de akıl ve adaletle birlikte
anlamı vardır. Yanlışı doğru diye savunmak sadakat değil hem devlete hem
millete zarar vermektir.
Bugün toplum olarak belki de en fazla ihtiyaç duyduğumuz şey,
birbirimizi susturmak değil; birbirimizi dinleyebilmektir. Fikir ayrılığı
düşmanlık değildir. Tam tersine, ortak aklın gelişmesi için bir fırsattır.
"Hayır" diyebilen insanlar olduğu kadar, o Hayır’ın neden
söylendiğini dinleyebilen insanlar da güçlü toplumların temelidir.
Belki de Barış Manço'nun bu eserini yıllar sonra yeniden
dinlememizin sebebi budur. Çünkü o, belirli bir dönemi değil, insanın
değişmeyen sınavını anlatır. Makamlar değişir, iktidarlar değişir, teknolojiler
değişir; ama hakikati arayan vicdanın sesi değişmez.
Barış Manço'nun Hayır’ı umuda söylenmiş bir hayır değildir.
İnsanı özünden uzaklaştıran anlayışlara söylenmiş bir hayırdır. Bu yüzden eser
hâlâ günceldir.
Belki de bugün hepimizin yeniden öğrenmesi gereken şey şudur:
Her alkış doğruyu
göstermez. Her kalabalık haklı değildir. Ve bazen tek başına söylenen bir
"hayır", binlerce kişinin sorgusuz söylediği "evet “ten daha
değerlidir.
İşte Barış Manço'nun bize bıraktığı en önemli miraslardan
biri de budur: Aklını kullanan, vicdanını dinleyen ve hakikatin yanında
durmaktan vazgeçmeyen insan olabilmek.
ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi
YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
YORUM YAP