Şükrü PORTAKAL YAZAR
SADECE BİLMEK İSTEMİŞTİM
Şükrü PORTAKAL
2026-08-01
Sevginin En Büyük
Düşmanı Yalan Değildir
İnsan, sevdiğine her şeyi affedebilir derler.
Yanlışını affeder,
Öfkesini affeder,
Kırgınlığını affeder, hatta zaman zaman ilgisizliğini bile
affeder. Çünkü sevgi, affetmeyi de
içinde taşır.
Ama sevginin omuzlayamadığı bir yük vardır.
Güvenin sessizce
eksilmesi...
Bir ilişkinin temelini hediyeler kurmaz. Güzel sözler de tek
başına yetmez. Aynı evi paylaşmak, aynı sofraya oturmak da yeterli değildir. Bir ilişkiyi ayakta tutan görünmeyen kolon,
güvendir.
İnsan sevdiğine hesap
sormak için değil, hayatına ortak olmak için "Neredesin?" diye sorar.
"İyi misin?"
derken merak eder.
"Haberdar
etmek" isterken kontrol etmek istemez; sadece sevdiğinin hayatında bir
yabancı olmak istemez.
Ne gariptir ki bazen en büyük yanlış, söylenen yalan
değildir. Söylenmeyen gerçektir.
Sessizlik, bazen yalandan daha fazla can yakar.
Çünkü insan,
kandırıldığını düşündüğü için değil; değer verilmediğini hissettiği için
kırılır.
Birini gerçekten sevmek, onun yükünü omuzlamaktır.
Üşüyorsa mont olmaktır.
Tutamadığında eli olmaktır.
Yürüyemediğinde ayağı olmaktır.
Acıkıyorsa ekmek olmaktır.
Düştüğünde kaldırmaktır.
Ağrıyan yerine merhem olmaktır.
Karanlıkta ışık olmaktır.
Fakat bütün bunların
karşılığında beklenen tek şey, pahalı hediyeler ya da büyük sözler değildir.
Sadece dürüstlüktür.
Çünkü doğrular bazen can yakar; ama yalanlar sevgiyi yavaş
yavaş öldürür.
Özgürlük elbette insanın en tabiî hakkıdır.
Hiç kimse sevdiğinin
gölgesi olmak zorunda değildir.
Fakat sevgi, özgürlükle sır arasında ince bir çizgi çizer.
Gerçek sevgi, "Bana hesap ver." demez.
"Hayatında nerede
durduğumu hissettir." der.
İnsan sevdiğini merak eder.
Bu merak, sahiplenmekten
değil; kaybetmekten korkmaktan doğar.
Belki de ilişkilerde en çok karıştırılan duygu budur.
İlgi, kontrol zannedilir.
Oysa seven insan kontrol
etmek için değil, birlikte yürümek için yanında olmak ister.
Hiçbir sevgi kusursuz değildir.
Kimi fazla konuşur, kimi içine atar.
Kimi sevgisini dokunarak gösterir, kimi susarak.
Ama güven...
Güvenin dili tektir.
Doğru söylemek.
Doğru yaşamak.
Doğru hissettirmek.
Bir gün dönüp geriye baktığımızda hatırlayacağımız şey,
alınan hediyeler olmayacak.
Bize nasıl davranıldığı olacak.
Kendimizi ne kadar
değerli hissettiğimiz olacak.
Çünkü sevginin gerçek
ölçüsü, "Seni seviyorum." demek değil; o sevgiyi güvenle
yaşatabilmektir.
Ve bazen insan,
hayatındaki en kıymetli limanı fırtına yüzünden değil, sakladığı küçük sırlar
yüzünden kaybeder.
Çünkü sevgi, kusurlarla
yaşayabilir; ama güvensizlikle nefes alamaz.
ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi
YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
YORUM YAP