avatar

Şükrü PORTAKAL YAZAR

TAĞŞİŞ SADECE SİKKE’DE Mİ OLUR ?

Şükrü PORTAKAL

2026-06-28

Tarih bazen eski bir sikkenin üzerinde gizlidir.

Bir hükümdarın bastırdığı paraya bakarsınız; altını eksilmiş, gümüşü azaltılmış, ayarı bozulmuştur. Devlet kasasına daha fazla para girmiştir ama milletin cebindeki servet sessizce erimiştir.

Tarih buna "tağşiş" der.

Tağşiş, paranın değerli maden oranını düşürerek daha fazla para basmaktır. İlk bakışta devlet kazanıyor gibi görünür. Hazine nefes alır. Borçlar ödenir. Saraylar ayakta kalır. Fakat bir süre sonra ortaya acı gerçek çıkar. Sikke aynı sikkedir ama değeri artık yarıya inmiştir.

Atalarımız sağlam parayı dişler, ayarını kontrol ederdi. Çünkü bilirlerdi ki paranın üzerindeki mühür değil, içindeki değer önemlidir. Aslında bu sadece ekonomi meselesi değildir. Hayatın her alanında bir tağşiş tehlikesi vardır.

Siyasette tağşiş olur.

Millete verilen sözler seçimden seçime değişiyorsa, ilkeler makam uğruna terk ediliyorsa, isimler aynı kalsa da değerler eksiliyorsa orada siyasi tağşiş başlamış demektir.

Devlet yönetiminde tağşiş olur.

Liyakat yerine sadakat, ehliyet yerine yakınlık tercih edildiğinde kurumların mührü yerinde durur ama içindeki cevher azalır.

Toplum hayatında tağşiş olur.

Hakikat yerine algı, bilgi yerine slogan, üretim yerine gösteriş öne çıktığında milletin ortak aklı aşınmaya başlar.

Türk töresi bize devletin temelinin adalet olduğunu öğretir.

Bilge Kağan, Orhun Kitabeleri'nde milleti için gece uyumadığını, gündüz oturmadığını söylerken aslında devletin gücünün hazineden değil, milletin güveninden geldiğini anlatıyordu.

Çünkü güven kaybolduğunda en büyük servet de erir.

Bugün ekonomik sıkıntılardan, geçim derdinden, alım gücündeki düşüşten söz ediyoruz.

Belki de önce şu soruyu sormalıyız:

Bir milletin cebindeki para mı değer kaybetti, yoksa değer verdiği kavramlar mı?

 

Kur'an-ı Kerim'de "Ölçüyü ve tartıyı adaletle yapın" buyurulur.

Bu emir sadece pazardaki teraziyi değil, devlet yönetimindeki vicdan terazisini de kapsar.

Eksik tartan esnaf nasıl yanlış yapıyorsa, eksik adalet de aynı şekilde topluma zarar verir.

Çünkü tarih bize şunu göstermiştir:

Devletler paralarının ayarını bozduklarında önce ekonomi, sonra güven, ardından da birlik zarar görür.

O yüzden mesele sadece sikkenin içindeki altın değildir.

Mesele; sözün içindeki doğruluk, makamın içindeki liyakat, yönetimin içindeki adalettir.

Tağşiş yalnızca sikkede olmaz.

Bazen fikirlerde olur.

Bazen kurumlarda olur.

Bazen de vicdanlarda...

Ve unutulmamalıdır ki, bir millet sağlam olanı saklamayı bırakıp çürüğü dolaşıma sürmeye başladığında kaybedilen sadece para değil, gelecektir.


ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi

Şükrü PORTAKAL YAZAR