avatar

Şükrü PORTAKAL YAZAR

2028'E GİDERKEN TÜRK SİYASETİNİN YENİ DENGELERİ

Şükrü PORTAKAL

2026-06-18

Türkiye siyaseti son yıllarda yalnızca partilerin mücadelesine değil, aynı zamanda toplumun değişen beklentilerine de sahne oluyor. Önümüzdeki seçim ister zamanında yapılsın ister 2027 yılında öne çekilsin, görünen o ki Türkiye yeni bir siyasi dönemin eşiğinde bulunuyor. Ankara kulislerinde en çok konuşulan senaryoların önemli bölümü 2027 sonbaharına işaret ediyor.

Bugün asıl soru "Kim kazanacak?" değil, "Toplum neyi ödüllendirecek?" sorusudur.

Ekonomi Hâlâ Birinci Gündem

Türk seçmeni geçmişte olduğu gibi bugün de cebine bakıyor. Enflasyon, alım gücü, emekli maaşları, gençlerin iş bulma umudu ve esnafın ayakta kalma mücadelesi seçim sonuçlarını doğrudan etkileyecek unsurlar olmaya devam ediyor.

Ancak dikkat çekici bir değişim var:

Seçmen artık yalnızca ekonomik vaat duymak istemiyor. Verilen sözlerin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini de sorguluyor.

Kimlik Siyasetinden Hizmet Siyasetine

Uzun yıllar boyunca Türkiye'de siyaset büyük ölçüde ideolojik kamplar üzerinden şekillendi. Ancak özellikle genç seçmenlerde farklı bir eğilim ortaya çıkıyor.

Gençler;

Daha fazla liyakat,

Daha fazla fırsat eşitliği,

Daha şeffaf yönetim,

Daha güçlü hukuk sistemi talep ediyor.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde yalnızca slogan üreten değil, çözüm sunan siyasetçiler öne çıkacak.

Milliyetçilik Yeni Bir Döneme Giriyor

Milliyetçilik artık yalnızca hamasi söylemlerden ibaret değil.

Sınır güvenliği kadar;

Üretim,

Teknoloji,

Tarım,

Savunma sanayi,

Eğitim...

Alanlarında güçlü bir Türkiye inşa etme iddiası da milliyetçi söylemin önemli parçaları haline geliyor.

Önümüzdeki yıllarda "üreten milliyetçilik" kavramını daha sık duyabiliriz.

Sivil Toplumun Gücü Artacak

Geçmişte siyasi partiler tek başına toplumun sesi olabiliyordu.

Bugün ise meslek odaları, dernekler, vakıflar ve sivil toplum kuruluşları daha etkili hale geliyor.

Özellikle yerel düzeyde toplumla bağ kurabilen STK'lar siyasetin yönünü belirleyen aktörler arasında yer alacak.

Bu durum Konya gibi teşkilat kültürünün güçlü olduğu şehirlerde daha belirgin hissedilecektir.

Vefa Arayan Bir Toplum

Belki de son yılların en önemli kırılma noktası budur.

Toplum artık sadece güçlü lider değil, vefalı lider görmek istiyor.

Siyasette dün yanında olanı bugün unutanlar kısa vadede kazanabilir; ancak uzun vadede toplumun vicdanında yer bulamazlar.

Türk milletinin hafızası güçlüdür.

Vefayı ödüllendirir, ihaneti ise not eder.

Sonuç

2028'e giderken Türkiye'nin kaderini belirleyecek olan şey yalnızca ekonomi ya da ittifaklar olmayacaktır.

Asıl belirleyici unsur;

Adalet, liyakat, vefa ve milletle kurulan samimi bağ olacaktır.

Sandık günü geldiğinde seçmen yalnızca partiye değil, kendisini anlayana oy verecektir.

Ve unutulmamalıdır ki;

Milletin gönlünde yer edinmeyen hiçbir siyasi hareket, sandıkta kalıcı başarı elde edemez.

ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi

Şükrü PORTAKAL YAZAR