avatar

Nazım PEKER - Eğitimci-Yazar YAZAR

69 YIL ÖNCE 1957 SEÇİMLERİ

Nazım PEKER - Eğitimci-Yazar

2026-08-17

Her etkinliğin ve tarihi olayın bir öncesi ve bir sonrası vardır. 27 Mayıs İhtilali’nin de öyle. Bunu anlamak için 1957 seçimleri öncesine bir gidelim mi? TV’lerde ahkam kesen onca gazeteci, yazar, akademisyen bunu hiç anlatmazlar.

                Olaylardan ve muhalefetin baskısından bunalan Demokrat Parti-DP, genel seçimleri 7 ay önceye aldı. 27 Ekim 1957’de seçmen sandığa gitti. Sandıklar 17.00’de kapanacaktı. DP’nin emrinde olan tek haberleşme kaynağı radyo: 14.30’da yurt genelinde oy verme sürerken: DP’nin kazandığını açıklamaya başladı. Şaka mı dediniz? Lütfen girin internete sorun. CHP lideri İnönü, Devlet Bakanı F. Rüştü Zorlu’yu arayarak: “Sizden bu suçun işlenmesine engel olmanızı talep ediyorum” dedi. Bakan Zorlu, Adnan Menderes’e gider İnönü’nün söylediklerini aktarır. Beyefendi, bu talebe sert çıkar ve “Radyo sonuçları açıklanmaya devam etsin” yanıtını verir.

                Sonuç alamayan CHP, YSK’ya başvurur, radyo yayını durdurulur. Fakat DP, istediğini almış, amaç gerçekleşmiştir. Seçmen madem DP kazanmış diyerek sandığa gitmekten cayar. Yabancı gazetecilere, “İnönü’nün yazılı açıklaması” diye bir kâğıt dağıtılır. Sözde İnönü,” Seçimi kaybettik, en fazla 120 vekil çıkarabiliriz” demişmiş. BBC, France Press temsilcileri İnönü’nün yanını boylarlar. Haberi doğrulatmak için sorarlar. Yabancı gazeteciler ile İnönü’de şaşırır ve ülkemiz adına utanır. Çünkü sadece yalan söylenmemiş, yalan bir belgede düzenlenmiştir.

                O seçimlerde bir de “KÜTÜK” marifeti vardır. Seçmen kütükleri/listeleri hazırlanırken, CHP’li seçmenler kütükten yok edilmişler. DP’li seçmenler, bir den fazla kütükte yer alarak birkaç kez oy kullanmışlar.                                                                                                                                                                                      Oy kullanmada öyle usulsüzlükler yaşanıyordu ki mesela Gaziantep’te seçim gecesi CHP’nin 700 oy farkla kazandığı ilan edilir. Köylerde sayılmamış oylar var gerekçesiyle 1000’e yakın oy ilavesiyle bu kez DP’nin kazandığı ilan edilir. CHP, İl seçim kuruluna itiraz eder. İtiraza kabul edilir, Tutanaklar ve oy torbaları adliye binasına götürülür. Pazartesi oylar yeniden sayılacaktır. Ne hikmetse o gece adliye binası yanar, bütün oylar kül olur. DP’nin zaferi (!) resmiyet kazanır. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Gaziantepliler, belediye binasına protesto yürüyüşü yaparlar. Vali itfaiye araçlarıyla halkın üzerine su sıktırınca (O tarihte TOMO yoktu) olaylar çıkar, belediye tahrip edilir.

                Askeri önlemle, olaylar yatışır. Pek çok CHP’li “Halkı İsyana Teşvik” suçlamasıyla tutuklanır. Olaylar sadece Gaziantep’le sınırlı kalmaz. Mersin’de seçim cinayeti işlenir, oy hırsızlığı nedeniyle. DP’nin seçim hilekârlığının ortaya çıkması, halkı sokağa döker. Kahraman Ordumuz olayları bastırır.

                CHP’li Mahmut Boytunç, DP’liler tarafından öldürülür. Resmi makamlar, “Katil” diye, Zeki Budur ve Murat Sevim adlı iki DP’liyi tutuklar. Gel gör ki katilin aslında DP Mersin Mv’li Hüseyin FIRAT olduğu yönünde söylenti kulaktan kulağa yayılır. Bu haberlere, Yayın yasağı getirilir.

                Sevgili okurlarım! Araştırmamda sadece Gaziantep ve Mersin’de olaylar çıkmaz. İstanbul, Sivas, Ankara, Kütahya, Giresun, Kayseri, Samsun, Çanakkale gibi pek çok şehir ve beldede halk, oylarımız çalındı diye sokağa dökülür.

                Olayları yatıştırmak için ilk kez şehirlerin üzerinden askeri uçaklar alçaktan uçuş yapar. Bunun üzerine İNÖNÜ, “Savaşta bile askeri uçakların sivil halkın üstüne dalış yapmadığını” söyler.

                Şaibeli seçimlerin üzerinden 5 gün geçer. Fakat olaylar sakinleşmez.

                Durumlardan bunalan DP, 1 Kasım 1957’de TBMM’nin açılışında, Ankara genelinde olağanüstü güvenlik önlemleri alır. Başkentin caddelerinde tanklar dolaştırılır, yollar askeri kordon altına alınır. Güven Park’a, Gençlik Parkı’na askerler konuşlandırılır.

                Bütün bu gerginliklerin nedeni Meclis tutanaklarına yansır.

                Gerekçe: 1957 seçimlerinde DP, bir önceki 1954 seçimlerine göre 9 puanlık bir oy kaybetmiştir. Aslında DP’li kurmaylar bunu biliyor ve bekliyorlardır. O nedenle seçimi kaybetmemek için işi sıkı tutmuşlardı. Amaçları ne olursa olsun kazanmaya göre idi.

                Sonuç dediğinizi duyar gibiyim.

                DP, 1957 seçiminde CHP ile artık başa baştı; CHP’nin %41’ne karşılık %47 oyu vardı. Bu yüzdede de ne kadar “KÜTÜK” hilesi vardı bilinmiyordu.

                Bilinen: Menderes ve ekibinin, Demokrasi’den uzaklaşması, kurum ve kurumları siyasallaştırması, askerimizi küçümsemesi, üniversiteler karşı sert tutumu, öğrenci olaylarını yanlış okuması 1957 seçimlerinde hileler yapması; Böylece Türkiye’nin, 27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesine sürüklenmesi idi.

                Son günlerde bakıyorum da TV’lere çıkanlar, gazetelerinde yazanlar bu konulara hiç değinmeyip teğet bile geçmiyorlar.

                Yalan üzerine sahte bir cennet, kahraman, ekonomi, lider, Türkiye inşa ediyorlar.

                DP’den önce CHP’de aynı hatayı yapmış: açık oy gizli tasnif hatasını yapmıştı. Bu asil halk durumu görmüş ve iktidarı DP’ye vermişti.

                Görüldü ki bu, dün de böyleymiş bugün de böyle gidiyor. Oysa tarih tekerrürden ibaret derlerdi:

                Yalan mıydı?

                Esen kalınız.

ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi

Nazım PEKER - Eğitimci-Yazar

Nazım PEKER - Eğitimci-Yazar YAZAR