Şükrü Portakal YAZAR
CHP'de YAŞANANLAR ve TÜRK SİYASETİNİN ÇIKMAZI
Şükrü Portakal
2026-06-03
Türk
siyaseti uzun yıllardır iktidar partilerinin iç tartışmalarına, liderlik
mücadelelerine ve güç çekişmelerine sahne oldu. Ancak bugün benzer bir tabloyu
ana muhalefet cephesinde ve özellikle Ana Muhalefet Partisi Cumhuriyet Halk
Partisi'nde de görmekteyiz.
Muhalefetin
en büyük partisi olarak CHP'nin temel görevi; Milletin sorunlarına çözüm
üretmek, ekonomi, emeklilik, işsizlik ve hayat pahalılığı gibi konularda
alternatif politikalar geliştirmek olmalıdır. Ne var ki son dönemde kamuoyunun
gündemine daha çok parti içi tartışmalar, özel hayatlar, Belediyeler ’de
yaşanan yolsuzluklar, kongre süreçleri ve yönetim kademelerinde yaşanan
çekişmeler yansımaktadır.
*Vatandaşın beklentisi oldukça nettir.
*Pazardaki fiyatlar düşsün,
*Emeklinin maaşı artsın,
*Gençler iş bulabilsin,
*Çiftçi ürettiğinin karşılığını alabilsin.
Ancak siyaset kurumu zaman zaman
Milletin gündeminden uzaklaşarak kendi iç meselelerine yoğunlaşmaktadır. Bu
durum sadece CHP için değil, tüm siyasi partiler için bir uyarı niteliğindedir.
Demokrasilerde
parti içi yarışlar elbette olacaktır. Farklı görüşler dile getirilecek,
liderlik mücadeleleri yaşanacak, delegeler tercihlerini ortaya koyacaktır. Asıl
mesele, bu süreçlerin partiyi güçlendirip güçlendirmediğidir. Eğer ortaya çıkan
tablo birlik yerine ayrışma, umut yerine belirsizlik doğuruyorsa, bunun
bedelini yalnızca parti değil, temsil etmeyi hedeflediği seçmen kitlesi de
öder.
Türk siyasetinin artık kısır
tartışmalardan kurtulması gerekiyor. Millet kavga değil çözüm görmek istiyor.
Polemik değil proje görmek istiyor. Kimin hangi koltuğa oturacağından çok,
vatandaşın mutfağındaki yangının nasıl söndürüleceğini merak ediyor.
Siyasetçinin gerçek sınavı, rakibine
karşı verdiği mücadele değil; milletin derdine ne kadar derman olabildiğidir.
Bugün CHP'nin de iktidarın da
muhalefetin de önünde aynı sorumluluk durmaktadır: Millete dönmek, milletin
sesini dinlemek ve enerjiyi iç hesaplaşmalara değil, Türkiye'nin geleceğine
harcamak.
Çünkü
bu aziz millet, siyasi çekişmelerden yorulmuştur.
Beklenen; kavganın değil hizmetin, ayrışmanın
değil birlik ruhunun hâkim olduğu bir siyaset anlayışıdır.
"İnsana hizmet eden, insanların en
hayırlısıdır." (Hadis-i Şerif)
Devletler
ve partiler gelip geçicidir; kalıcı olan milletin hafızasıdır. O hafıza ise
kimin ne söylediğini değil, kimin ne hizmet ettiğini unutmaz.
ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi
YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
YORUM YAP