Nazım PEKER - Eğitimci-Yazar YAZAR
İÇ ACITAN BİR YAZI
Nazım PEKER - Eğitimci-Yazar
2026-05-04
Hep siyaset yazıyorsun, gündemi yazıyorsun, ülke
meselelerini yazıyorsun; başka şey yazmaz mısın diyen dostuma:
Yıllar
önce idi. Aşıklar Türkiye’yi dolaşır, ülke dertlerine şiirler söylerlerdi.
Şeref Taşlıova rahmetli, bir söyleşisinde; “Hayranım Köylü Kızına” diye bir şiir söylemişti. Salondan “Şehirli kızları ne olacak” diye
serzeniş gelince; sanırım üç dörtlükte şehir kızlarına övgü dolu şiir söylemişti
sazıyla. İşin en ilginç ve kopma noktası söyleyişini: “Yine de hayranım Köylü Kızına” diye bitirmiş ve salonda alkış
kopmuştu.
Benimkisi
de o misal. Ülkemin onca derdi varken, emekliler açlığa terk edilmiş, 65
yaşlılar, ulaşım bedava olmasa evden çıkamayacak hallere düşmüşken; hikâye,
masal anlatmak biraz vicdansızlık olmaz
mı?
*********
Neyse
konuya gelelim:
Yıllar önceydi. Eşinden ayrılmış, 4 yaşında
bir kızıyla hayata tutunmaya çalışan bakımlı bir bayan gelmişti apartmanımıza.
Gençti ve güzeldi. Edepli ve hanımdı.
Kiraladığı
dairenin önüne, komşu dairede oturan yaşlı bir beyin giyilmeyen iki çift eski
ayakkabısını alıp, kendi kapısının önüne koymuştu.
Neden
diye sormayın. Nedeni hiç iç açıcı değil.
Bu hanım kızımızın dul olduğunu bilen pek
çok kişi, gecenin bir yarısı kapısına dayanıyormuş.
İşte bu
giyilmeyen iki eski ayakkabının sırrı-hikmeti de burada saklı.
Meğer
bu ayakkabıların görevi; “evde iki erkek
var” uyarısı ve ikazı imiş.
Bu
hanım kızı dinleyince, insanlığımdan utandım. Müslümanım demeye dilim varmıyor
artık.
Bu hanım kızımız eşinden ayrılınca en
evvel, yıllarca kendisine “Bacı”, “abla” diyen onursuz kuzenleri sarkmış.
Yetmemiş kocasının kardeşleri, kardeşlerinin arkadaşları, babasının arkadaşları
faydalanmaya kalkmışlar.
Yeter
mi?
Elbette
yetmez.
Kendi kız arkadaşlarının kocaları bile
yararlanmaya kalkmışlar.
Şimdi
başımızı iki elimizin arasına alıp düşünelim:
Dul bir kadını, bir erkeğin iki çift
eski ayakkabısından medet umar hale getiren vicdansız beyni ile çükü yer
değiştirmiş, zavallı şerefsiz, karaktersiz erkeklere lanet olsun.
Olsun
mu?
Bu
adiliği yapanlar ne Alman, Ne Fransız, Ne Rus, ne Çin erkeği.
Cumasını kılan, orucunu tutan,
haramı-helali(!) bilen dini bütün yurdum insanı.
Ha
gelelim işin söylemine.
Neymiş
canım:
“Huzur İslam’da imiş. İyi ki de İslam ahlâk
ve fazileti ile şereflenmişiz.”
Şey
edeyim sizin ahlakınıza da şerefinize de.
Bundan daha ağır, ahlaksızlık ve
şerefsizlik nasıl olur acaba?
Lanetler
olsun sizlerin ahlâkınıza da, faziletinize de, şerefinize de, huzurunuza da.
İslam’da dediğiniz huzur bu mudur?
Ahlâk
ve faziletiniz bu kadar mıdır?
Başka ne diyeyim. İslam, ahlak ve
fazilet ile şeref; bu kadar kirletilir mi?
Esen Kalınız.
ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi
YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
YORUM YAP