Nazım PEKER - Eğitimci-Yazar YAZAR
MİLLİ BAYRAMIMIZ 19 MAYIS
Nazım PEKER - Eğitimci-Yazar
2026-05-18
19 Mayıs 1919 Türkiye Cumhuriyeti tarihi için bir dönüm
noktasıdır. Asil milletim, değerli gençler!
Milli mücadelemizin başlangıcı olan ve milli bayram olarak kutlanan
bugün hakkında merak edilenleri sizler için özetle anlatmaya çalışacağım.
Soru:19 Mayıs neden kutlanıyor?
19 Mayıs'ın tarihçesi nedir?
Osmanlı Devleti, büyük umutlarla Birinci Dünya Savaşı’na Almanya’nın
yanında girer. Amaç kaybedilen toprakları ve kaybedilen itibarı geri
kazanmaktır.
Osmanlı Devleti, Birinci Dünya
Savaşı’nın öbür tarafı, İngilizlerden kaçan iki Alman zırhlısı; Goben ve
Breslau’n, Yavuz ve Midilli isimleri ve Türk bayrağıyla Karadeniz’e geçerek;
Rus şehirlerini bombalaması ile resmen savaşa girer.
Savaş acımasızca bir yıkım halinde yaklaşık dört yıl sürer. Osmanlı İmparatorluğu,
büyük bir hezimete uğrar. Kaybedilen toprakları kurtarma adına girilen
savaştan; Anadolu’nun da işgal edilip paylaşılmasıyla çıkılır. Dimyat’a pirince
gidilirken, evdeki bulgurdan da olunur.
Anadolu haraptır. Ticaretten,
sanattan yoksun olan Türk insanı yoksul ve çaresizdir.
Bu, kabul edilemez bir durum. Osmanlı’nın yetişmiş, donanımlı ve milli
şuurlu subayları bu işgali, içlerine sindiremezler ve Mustafa Kemal’in
etrafında kenetlenirler. Anadolu’nun kurtarılması gündeme alınır. Zira Türk
ulusu, böyle bir zilleti kabul edemez.
Mustafa Kemal, 16 Mayıs günü
Samsun’a çıkmak üzere Bandırma vapuru ile Karadeniz’e açılır.
19 Mayıs, Türk ulusu için bir
milattır. Erzurum, Sivas Kongreleri yapılır.
Kongrelerde alınan kararlar, Türk
milletinin hürriyetine ne kadar düşkün olduğunu gösterir. Zira bu kongrelerde,
Vatanın kurtarılması kararlaştırılır.
Pek çok din insanı da Mustafa Kemal’in etrafında kilitlenirler. “Vatan
bir bütündür parçalanamaz.” İlkesi kabul görür.
Onun için 19 Mayıs, biz Türkler
için bir dönüm noktasıdır. Alınan kararlar gereği, Anadolu’dan seçilenlerle
İstanbul’dan kaçan mebusların katıldığı: Türkiye Büyük Millet Meclisi: 23 Nisan
1920’de Ankara’da açılır. İstanbul işgal altındadır. Ama Ankara, işgalde
değildir ve bu işgale karşı tavır almıştır.
Yokluk ve kıtlıkla sürdürülen
Kurtuluş Savaşı başlatılır.
Tanrı’nın yardımı, milletin azim ve kararlılığı ile savaş zaferle
taçlanır. Türkü öldü ve Anadolu’nun taksimini ön gören: Sevr paçavrası yok
sayılır ve Lozan Barış antlaşması imzalanır.
Artık Anadolu ve Trakya’da yeni
bir devlet kurulmuştur. Türkiye
Cumhuriyeti Devleti!.
Çağdaşlığı ve bilimi benimseyen; hurafe ve din yobazlığından uzak. Akıl
ve insanı merkeze alan. Demokrasi ve laikliği benimseyen, hukukun önemini
bilen.
19 Mayıs
1919 tarihi, İtilaf Devletleri'nin
işgaline karşı Türk Kurtuluş Savaşı'nın başladığı gün kabul edilir. Atatürk, bu
bayramı Türk gençliğine armağan etmiştir.
19
Mayıs ilk kez, 19 Mayıs 1926’da “GENÇLİK
VE SPOR” bayramı olarak Samsun’da: “Gazi
Günü” adıyla kutlanmış. 24 Mayıs
1935’de de resmiyet kazanmıştır.
20
Haziran 1938’de GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI, 12 Eylül ihtilalinden sonra da:
“Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı” olarak Türkiye’de, KKTC’de ve yurt
dışı temsilciliklerimizde coşkuyla kutlanmaktadır. Bu bayramları, bu vatanı
kanları ve canları pahasına bize armağan eden M. Kemal Atatürk, arkadaşları ile
kahraman şehitlerimizi ve gazilerimizi saygıya anıyorum. Mekanları cennet
olsun.
Milli Bayramlarını kutlamayan ulusların
dini bayram kutlama şansları da yoktur.
Cumhuriyetin
bekçisi gençler! Gününüz kutlu, yarınlarınız umutlu olsun. İçinde bulunduğunuz
durum sizleri üzmesin yılgınlığa düşürmesin, Sen bir Türk’sün ve dünyaya
bedelsin. Sakın unutma! Muhtaç olduğunuz
kudret, damarlarınızdaki asil kanda mevcuttur. Ne mutlu Türküm diyene!.
Her 23 Nisan’da çocuklar gibi
şen ve şakrak olur, her 19 Mayıs’ta gençler gibi coşar, çağlarız.
Esen
kalınız.
Not:
Askerler, okullar Milli Bayramları kutlarken; Diyanet yetkilileri, müftüler,
vaizler, imamlar, cemaatler, tarikatlar bu bayramlara neden katılmazlar, bir
iki kelime etmezler? Yoka İngilizlerin: ”Mustafa Kemal Atatürk, yüzünden
Ortadoğu’daki hayal ve emellerimiz 100-150 yıl gecikti” kompleksinin yasını mı
tutuyorlar?
ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi
YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
YORUM YAP