avatar

Nazım PEKER - Eğitimci-Yazar YAZAR

MUTLAK BUTLAN NE GETİRİR NE GÖTÜRÜR?

Nazım PEKER - Eğitimci-Yazar

2026-05-22

Sevgili okurlarım! Mutlak Butlan denince benim gibi sizlerde bu nedir diye sorgulamışsınızdır. Mutlak Butlan, Arapça bir termindir. Türkçe karşılığı: “Kesin geçersizlik” olarak Türkçeleştirebiliriz.

            AKP hep ilkleri yaşattı ya bu asil ulusa; Üçlü kararname ile atadıkları Genel Kurmay başkanını casuslukla ve çete kurmakla suçlayıp yargıladılar. İki buçuk milyon mühürsüz oyu geçerli saydılar. Şimdi de “Mutlak Butlan” söylemi ile CHP’nin üzerinde iki kongre geçmiş, kongresini geçersiz sayarak, CHP’nin delegelerince seçilen yönetimini iptal ederek; kime ve neye hizmet ettiği belli olan Kemal Kılıçtaroğlu’nu partinin başına getirme çabasındalar. Tıpkı İstanbul il örgütüne kayyum atadıkları gibi. Elbet bunları AKP yapmıyor. Siyasallaştırdıkları yargı yoluyla ve eliyle yapılıyor.

            Bu, Türk demokrasisi ve Türk hukuk sistemi için bir yıkım, yıpranma meselesidir. Yasalarımıza göre, YSK’nın kararları kesindir, tartışılamaz ve değiştirilemez kesin hükmüne bir darbedir. YSK’nın değerli yargıçları, il ve ilçe seçim kurullarının değerli yargıçlarının kararları bir kalemde yok sayılmıştır. YSK, bu kararı kabul edecek mi göreceğiz?

            Muhalefet, tarafsız hukukçular, siyasallaşmamış akademisyenler bu karara tepkili.

            5 Mayıs’ta hükümetin şartsız-şurtsuz destekçisi ve Cumhur ortaklığının bel kemiğini oluşturan MHP’nin Genel Başkanı Bahçeli, “Mutlak butlan ile CHP'nin içinin karıştırılmasına müsaade edilemez.” Dememiş miydi?

            Bu beyandan sadece 16 gün geçti, “CHP’ye “Mutlak Butlan” kararı çıkıverdi. Bahçeli ve MHP buna ne diyecekler merak konusu. Sözlerini arkasında duracak mı, yoksa dün dündür mü diyecekler; inanın kestirmek çok zor. Zira kimi Türk siyasetçileri, artık güven vermeyen, akşam dediklerini sabah yalanlayan bir dönem yaşamaktalar.

            Bu kararla Türkiye’de hukukun, siyasetçilerin istedikleri doğrultuda karar veren bir sisteme dönüştüğü, dünya basınında da söylenmeye başlanmış oldu. Hatta bizim hukuka ABD’nin bile dahil olduğu söylenmekte.

            Ne demişti Sarı Kafa’nın Ankara temsilcisi Tom Barrak: “başkan Trump’un  Cumhurbaşkanı Erdoğan’a uluslararası sahnede ve ABD’de de MEŞRUİYET kazandıracağız” sözünü hatırlayınız. Bunun ne demek olduğunu siz değerli okurlarımın yüksek irfan ve izanına bırakıyorum.

            Bu ağır söz: benim içimi sızlattı, gel gör ki siyasal İslamcılar, ya duymadılar ya da duymazdan geldiler. Nasıl içlerine sindi anlayamıyorum.

             Demokrasi yürüyüşü yapmış, halkın takdirinin kazanmış Kemal Kılıçtaroğlu’nu da anlayamıyorum. Deseydi ki, “Bizim kongremiz yasalara ve tüzüğümüze uygun yapılmıştı” her şey bitecek dava düşecekti. Demedi, diyemedi. Kemal bey bu göreve seçmenin ve delegenin sevgisiyle mi yoksa nefretiyle mi gelecek göreceğiz. Ha bu davayı da AKP filan açmadı, bizzat CHP’de görev almış, belediye başkanlığı yapmış kişiler açmıştı.

            Bu dava ve bu karar pek çok şeyin ileride açılmasına ve Türkiye’nin karışmasına neden olacaktır.

            Soru çalınıp, üniversiteye girenlerin diplomaları iptal edilebilir.

            Soru çalınarak memur olmuşların hakları iptal edilebilir.

            Geçerli sayılan iki buçuk milyon mühürsüz oy seçimi iptal edilebilir.

            Yani, atılan taş ürkütülen kurbağaya değdi mi değmedi mi ileride göreceğiz.

            Emekli bir eğitimci olarak şunu söyleyeceğim:

            Ben CHP’li değilim. Meslek hayatımda en büyük darbeyi de Baykal dönemindeki CHP’den yedim. Şunu asla unutmayalım: CHP kaybederse Türkiye kaybeder, hukuk kaybeder, demokrasi kaybeder, iç ve dışta itibarımız kaybeder. İyi Parti, Zafer Parti, YRP, SP kaybeder.

            Mutlak Butlan konusundan hiç kimse siyasi çıkar beklemesin. Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner. Bu karar, bir Bumerang gibidir, atanı da vurur. Elbette hukukun kestiği parmak acımaz, acımamalı ama hukuk da adil ve kabul edilir olmalı. Ülkem siyasi, sosyal, hukuk ve ekonomik kaosa hazır olsun.

            Esen kalınız.

ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi

Nazım PEKER - Eğitimci-Yazar YAZAR