Şükrü PORTAKAL YAZAR
MUTLAK BUTLAN ve TÜRK SİYASETİNİN AYNASI
Şükrü PORTAKAL
2026-06-20
Türk siyasetinde bazı
kavramlar vardır ki, ilk duyulduğunda teknik ve hukuki bir mesele gibi görünür.
Ancak biraz yakından bakıldığında, aslında ülkenin demokrasi anlayışını,
siyaset kültürünü ve kurumlara bakışını ortaya koyan birer turnusol kâğıdı olduğu görülür. Son günlerde gündemin merkezine
yerleşen "mutlak butlan" tartışmaları da bunlardan biridir.
Hukuk açısından mutlak butlan; kanuna aykırı bir işlemin baştan itibaren yok
hükmünde sayılması anlamına gelir. Fakat mesele yalnızca hukuk kitaplarının
sayfaları arasında kalmamaktadır. Çünkü siyasi partiler, milyonlarca vatandaşın
iradesini temsil eden kurumlardır. Bu kurumlarda yaşanan her kriz, doğrudan
demokrasinin kalitesini de etkilemektedir.
Ne yazık ki Türkiye'de
siyasi aktörlerin önemli bir bölümü, hukuki meseleleri ilkelere göre değil,
sonuçlarına göre değerlendirme alışkanlığı edinmiştir. Karar kendi lehlerine
ise hukuk kutsanmakta, aleyhlerine ise hukuk tartışmaya açılmaktadır. Oysa hukuk,
taraflara göre değişen bir kavram değildir. Hukukun üstünlüğü, herkes için
geçerli olduğu ölçüde anlam taşır.
Bugün mutlak butlan
üzerinden yürüyen tartışmalar, aslında Türk siyasetinin uzun yıllardır çözmekte
zorlandığı başka bir sorunu da gözler önüne sermektedir: Kurumsallaşma
eksikliği. Liderler gelip geçicidir. Makamlar değişicidir. Ancak kurumlar
kalıcıdır. Eğer siyasi partiler kurumsal yapılar üzerine değil de kişisel
sadakatler üzerine inşa edilirse, en küçük kriz bile büyük kırılmalara
dönüşebilir.
Türk siyasi hayatı
boyunca birçok parti yükselmiş, birçok parti tarih sahnesinden çekilmiştir.
Kalıcı olan ise milletin iradesi olmuştur. Millet, günü kurtaran tartışmalardan
çok devlet ciddiyetini, siyasi ahlakı ve hukuka bağlılığı önemsemektedir. Çünkü
aziz milletimiz bilir ki hukuk zayıflarsa siyaset güçlenmez; tam tersine güven
kaybeder.
Bugün farklı siyasi
partilerin mutlak butlan konusundaki pozisyonları incelendiğinde, çoğu zaman
ilkesel duruştan ziyade siyasi hesapların öne çıktığı görülmektedir. Halbuki
mesele hangi partinin kazançlı çıkacağı değil, demokrasinin hangi noktaya
taşınacağı meselesidir.
Türk milletinin
beklentisi nettir. Hukukun siyasetin aparatı haline getirilmediği, siyasi
rekabetin devlet kurumlarını yıpratmadığı, milli iradenin her şart altında
korunduğu bir Türkiye.
Siyasi partiler gelip
geçer. Genel başkanlar değişir. Kadrolar yenilenir. Ancak devlet bakidir,
millet bakidir. Bu sebeple günübirlik siyasi hesapların değil, Türkiye
Cumhuriyeti'nin geleceğinin konuşulduğu bir siyaset anlayışına ihtiyaç vardır.
Mutlak butlan
tartışmaları elbet sona erecektir. Fakat bu süreçte ortaya konulan tavırlar,
Türk siyasetinin hafızasında uzun yıllar yerini koruyacaktır. Çünkü bazen
tartışmanın sonucu değil, o tartışma sırasında kimin nerede durduğu tarihe not
düşer.
ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi
YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
YORUM YAP